Sayı : 455   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

İslam Aleminden

Ahmet Varol

Dağlık Karabağ Meselesi ve Azerbaycan-Ermenistan Çatışmaları

  • 05 Kasım 2020
  • 30 Görüntülenme
  • 455. Sayı / 2020 Kasım



Türkiye'nin verdiği silahların Azerbaycan'ın askeri teknik ve savunma gücü açısından bileğini güçlendirdiği, dolayısıyla bunu değerlendirerek Ermenistan'ın saldırgan tutumuna teslim olmayıp saldırıya karşı harekâta geçmeyi tercih ettiği bilinen bir gerçektir.

 

Bu meselede en çok tartışılan konulardan biri de İran'ın tutumudur. İran, görünüşte Şii yanlısı bir politika izliyor görünmesine rağmen halkının büyük çoğunluğu Şii Müslümanlardan oluşan Azerbaycan'a Dağlık Karabağ meselesinde tam destek vermedi. Resmiyette Dağlık Karabağ üzerindeki Ermeni sultasını işgal olarak tanımladığını belirtmesine rağmen arka planda Ermenistan'la stratejik işbirliğini sürdürdü.

 

 

Normalde Dağlık Karabağ bölgesi Azerbaycan'a bağlı bir bölgedir. Ancak Dağlık Karabağ meselesi buradaki Ermeni milislerin hâkimiyet savaşından dolayı Azerbeycan'ı uzun süreden beridir meşgul eden bir meseledir. Bölgeye önceden yerleştirilmiş olan Ermeniler bu bölgeyi Azerbaycan'dan ayırarak Ermenistan'a bağlamak için uzun süreden beri savaş veriyorlar.

Ermenilerin Karabağ'ı Ermenistan'a bağlama çabaları 1960'lı yıllarda başladı. Sovyetler'in son yıllarına kadar bu yöndeki çabaları sadece siyasi ve idari faaliyetlerden ibaret kaldı. Siyasi faaliyetler Sovyetler'in son yıllarında çeşitli gösterilere dönüştü. 22 Şubat 1988'de Dağlık Karabağ Özerk Sovyeti, Karabağ'ın Ermenistan'a bağlanmasını öngören bir karar aldı. Ancak Moskova yönetimi bu kararı reddetti. Bu gelişmelerin ardından olaylar daha da şiddetlendi. 15 Ocak 1989'da Sovyet yönetimi Dağlık Karabağ Özerk Bölgesi'ni Azerbaycan'ın sorumluluğundan alarak özel bir komisyon tarafından yönetilmek üzere merkezi idareye bağlama kararı aldı. Bu karar Ermenileri kısmen memnun ettiyse de tam tatmin etmedi. Üstelik Ermenilere karşı Azeriler de Karabağ meselesine sahip çıktılar ve bu mesele bir Azeri-Ermeni çatışmasına yol açtı. Azeri-Ermeni çatışmasının büyümesi üzerine 20 Ocak 1990'da Sovyet ordusu Azerbaycan'a girerek büyük bir katliam gerçekleştirdi. Azerbaycan'ın bağımsızlığını ilan etmesinden sonra Karabağ'ın içindeki silahlı Ermeni milisler Ermenistan'ın da desteğiyle Azerbaycan'a karşı bir silahlı hareket başlattılar. Çatışmaların ilerlemesinden sonra Ermenistan da olaylara müdahale ederek Karabağ'daki Ermeni milislerin yanında Azerbaycan'a karşı saldırılar başlattı. Batı'dan da destek alan Ermeniler çatışmalarda Azerbaycan topraklarının bir kısmını işgal ettiler.

Ermeniler sonra bölgede kendilerince bağımsız bir devlet ilan ettiler. Ancak bu bağımsız devleti henüz Ermenistan da dâhil olmak üzere dünyada hiçbir ülke tanımış değil. Fakat siyasi yönden büyük ölçüde Ermenistan'ın kontrolünde bulunuyor. Azerbaycan bunu bir işgal olarak nitelendiriyor ve Ermenistan'ın buradan elini çekmesini, buranın yine Azerbaycan'a bağlanmasını istiyor. Ermenistan ise, Azerbaycan'ı bu konudaki isteğinden vazgeçmeye zorlamak amacıyla sıkıştırmaya çalışıyor.

Ermeniler Dağlık Karabağ bölgesini ve Sovyetler Birliği döneminde "Dağlık Karabağ Özerk Bölgesi" olarak tanımlanan ancak Azerbaycan'a bağlı olan bölgenin dışında kalan Azerbaycan topraklarının bir kısmını işgal etmelerinden sonra bu topraklarda yaşayan Azerileri göçe zorladılar. Bu yüzden bir milyon civarında Azeri kendi evini terk ederek Azerbaycan'ın diğer bölgelerine sığınmak zorunda kaldı.

Azerbaycan, bu işgalin son bulması, evlerinden yurtlarından çıkarılmış Azerilerin yeniden evlerine dönmeleri Dağlık Karabağ'ın da tekrar Azerbaycan kontrolüne geçmesi için siyasi mücadele verdi. BM de Ermeni milislerinin bu bölgede oluşturdukları yönetimi ve ilan ettikleri sözde bağımsız cumhuriyeti resmen tanımadı ve bu bölgenin Azerbaycan'a ait olduğunu tescil etti. Buna rağmen Rusya ve Avrupa ülkeleri Ermenistan'a destek verdiler. Ancak bu desteklerinde tabii ki resmiyette Dağlık Karabağ üzerindeki gayri meşru işgali tanımıyor ve BM kararlarında işgal olarak tanımlanan bir siyasi hâkimiyetin meşru olduğu iddiasında bulunmuyorlardı. Ama bu işgalin devam etmesi için destek veren ve zaman zaman da Azerbaycan'a yönelik askeri faaliyetlerde bulunan, Dağlık Karabağ etrafında oturan Azeri sivillerin olumsuz etkilenmelerine yol açan saldırılar gerçekleştiren Ermenistan'ın bileğini güçlendiriyorlardı.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

455. Sayı Kasım 2020