Sayı : 449   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Misafir Kalem

Asuman Düzgün

Pandemi Dönemi ve Çocuklarda Psikolojik Dayanıklılık

  • 08 Mayıs 2020
  • 128 Görüntülenme
  • 449. Sayı / 2020 Mayıs
Yazıyı Dinle
0:00
0:00
Yazarın Diğer Yazıları
Asuman Düzgün
Tüm Yazı Arşivi



Evde kalmak ve çocuklarla sürekli birlikte olmak biz anne babalara ebeveynliği yeniden tanımlattıracaktır kuşkusuz. Belki önceliklerimizi, beklentilerimizi bu sürecin bize yüklediği sorumlulukları tekrar gözden geçireceğiz. Ama bizler biliyoruz ki insanın genlerinde her zaman yeniden ayağa kalkabilme ve yoluna devam edebilme becerisi gizlidir. Yine insan yeni ortama ve duruma çabuk uyum sağlayabilme kapasitesine sahiptir.

 

 

Dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise fiziksel hijyen kadar zihinsel hijyene önem verilmesi gerektiğidir. Onun için sürekli kaos haberlerinin verildiği, bununla ilgili görsellerin gösterildiği televizyon, sosyal medya ortamlarından kendimizi ve çocuklarımızı uzak tutmalıyız. Sürekli olumsuz haber bombardımanı altında bizlerin ve çocuklarımızın ruhsal dayanıklılığı zayıflayacaktır. İhtiyacımız olan bilgileri doğru ve güvenilir kaynaklardan günün belirli saatlerinde öğrenmemiz yeterli olacaktır.

 

 

Modern zaman insanı, yaşadığımız bu çağda savaşlara, göçlere açlık ve susuzluk çeken insan görüntülerine ve daha birçok olumsuz duruma şahit oldu. Hatta tarih sayfalarına baktığımız zaman nice salgın hastalıklarla mücadelesine tanık oluyoruz. Ve şimdilerde çağdaş insanın başı yine dertte. Bu defa ise dünya kıtalarını birleştiren, zengin-fakir, gelişmiş-gelişmemiş ayırt etmeksizin herkesi eşitleyen adına Covid-19 denilen bir virüs biz insanoğluna musallat oldu. Denilebilir ki bu günlerde insanlık tarihinin en büyük krizlerinden birini deneyimliyoruz. İnsanı sosyolojik ve psikolojik olarak değiştiren ve dönüştüren bu salgın bizlerin belleğine kolay kolay silinmeyecek hatıralardan bir yenisini daha ekledi.

İçinde yaşadığımız dünyayı bir gemiye benzetirsek, ansızın gelen bu virüs gemideki herkesi biraz tedirgin etti diyebiliriz. Çünkü insan, kontrolü sağlayamadığı ve bildiği bütün kuralların işe yaramadığı anlarda fiziksel, duygusal ve davranışsal olarak zorlanır. Günlük rutinlerimizi değiştiren ve alışılagelen düzenimizi altüst eden bu pandemiden ruhsal olarak etkilenmek belki biraz da kaygılanmak gayet normal ve insanî bir durum. Hatta belli bir düzeydeki kaygı, bizlere önlem aldırıp koruması adına gerekli ve işlevsel de diyebiliriz. Fakat, bu salgın döneminde biz yetişkinler kaygı ve stresimizi ne kadar sağlıklı bir şekilde yönetebilirsek ancak o kadar çocuklarımıza doğru rol modeller olabiliriz. Zira küçük çocukların travmatik olaylara verdikleri tepkiler anne-baba ve bakım verenlerinin verdikleri tepkilere bağlıdır. Çocukların normal yaşantılarında devam ettikleri birçok aktivitelerinin şu günlerde askıya alınması, onları ruhsal olarak olumsuz etkileyebilir. Bu etkilenmede çocukların verecekleri tepkiler ise; yaşlarına, gelişim dönemi özelliklerine, mizaçlarına, olumsuz olaylarla başetme becerilerine ve ailelerinin tutum ve davranışlarına göre birbirinden farklılık gösterecektir. Özellikle 10 yaş altındaki çocukların gerçeklik algıları tam oturmadığından, bu çocuklar sürekli anne babalarını taklit edeceklerdir. Çünkü çocuklar dünyayı algılamak için biz yetişkinlerin gözlerinin içine bakarlar.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

449. Sayı Mayıs 2020