Sayı : 449   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Yaşama(ya) Dair

Kadir Demirlenk

İmtihanlarımız ve Çarelerimiz

  • 08 Mayıs 2020
  • 66 Görüntülenme
  • 449. Sayı / 2020 Mayıs



Bu imtihanlarda yapılması gereken en önemli işlerden biri sabır ve sebattır. Çünkü imtihanın kazanılıp ya da kaybedilmesi ve sürdürülebilirliği büyük oranda kişinin sabrına bağlıdır. Sabreden kişi her halükarda kazanacaktır. Mü’min kula düşen görev ve sorumluluk; emredilen hususlara riayet ederek haramlardan sakınmak, kendisinden nasıl hareket edilmesi isteniyorsa o şekilde hareket etmek, beşer planında yapması gereken işleri yapıp tedbirlere başvurmaktır.

 

Müslüman, Allah'ın sabredenlerle beraber olduğunu bilmeli, isyan etmeden, Allah’tan ümidi kesmeden sabırla Rabbimizin hayırlı takdirini beklemelidir. Müslüman zihnini, kalbini, hayatını, sözlerini, yaşantısını muhasebe ve murakabe ederek bunların neticesinde kendinde bulunan eksiklikleri ve yanlışları tespit ederek bunlardan vazgeçip Allah'a tövbe ve istiğfar ederek gözyaşı dökmelidir.

 

Rabbimiz Teâlâ bütün kâinatı yoktan var etmiş bizleri sonsuz ve sınırsız nimetlerle donatmıştır. İnsanoğlunu da gayesiz ve maksatsız yaratmamış kendi haline de bırakmamıştır. Gerek dünya hayatını yaşarken verdiği nimetlerle –hayat, sağlık, eş, evlat, mal, mülk, makam, mevki vs.- gerekse de vakti zamanı geldiğinde bu nimetleri almak suretiyle de imtihan etmektedir. Rabbimiz Kur’an’da bu imtihan sebeplerini ve süreçlerini değişik şekillerde bizlere açıklamaktadır.

Müslüman öncelikle şunu bilmelidir ki yeryüzünde meydana gelen her şey belli bir düzen ve intizam içerisinde, sebep-sonuç bağlamında ve en önemlisi de Cenab-ı Mevlana'nın ilmi, irade ve takdiri ile gerçekleşmektedir. O’nun bilgisi, dilemesi ve iradesi olmadan yeryüzünde hiçbir şey gerçekleşmektedir.

“Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.”(Tekvir, 81/29), “De ki: Bizim başımıza ancak, Allah’ın bizim için yazdığı şeyler gelir. O, bizim yardımcımızdır. Öyleyse mü’minler, yalnız Allah’a güvensinler.” (Tövbe, 9/51), Kur'an'da, hayatın ve varlık sebebimizin imtihan olduğu ifade edilir. Hayır ve şer başımıza gelen her şey bir imtihan sebebidir. Bu durumlarda kul, imtihanın farkında olması, imtihana tabi tutulduğunun bilinciyle hareket ederek dönüşünün Allah'a olacağını bilmelidir. Rabbimiz bunu her durumda bize ifade etmektedir.

“O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.” (Mülk, 67/2), “Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.”(Bakara, 2/155), “Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz.”(Enbiya, 21/35),Hatta Rabbimiz biz insanları da birbirimize imtihan vesilesi kılmıştır.“ …(Ey insanlar!) Sizi birbiriniz için imtihan aracı kıldık. (Bakalım) sabredecek misiniz? Rabbin, hakkıyla görendir.” (Furkan, 25/20), “... Mallarınız ve çocuklarınız ancak birer imtihandır; Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır.” (Teğabün, 64/14-15, Tövbe, 9/28)

Kur'an'da Rabbimiz insanları zaman zaman samimiyet testine tabi tutar. Başa gelen bu musibetler; iyilerle kötüleri ortaya çıkartmak ve onları ayırt etmek için yapılmaktadır. Musa (as),İbrahim(as) örneği başta olmak üzere diğer peygamberlerin kavimleri ile, hastalıklarla, aile fertleriyle imtihanları, çektikleri sıkıntılar ve meşakkatler, Hz. Peygamber(sav) ve müminlerin imtihanları, insanlar arasındaki meydana gelen sözleşmeler ve antlaşmalardaki sıkıntılar, beşeri ilişkilerinde insanların birbirleriyle imtihanı bunların örneklerini oluşturur.

“Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden (gelen) büyük bir imtihan vardı.” (Bakara, 2/49, İbrahim,14/6)

“Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani (düşman) ordular üzerinize gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgâr ve göremediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir. Hani onlar size hem üst tarafınızdan hem alt tarafınızdan gelmişlerdi. Hani gözler kaymış ve yürekler ağızlara gelmişti. Siz de Allah'a karşı çeşitli zanlarda bulunuyordunuz. İşte orada mü'minler denendiler ve şiddetli bir şekilde sarsıldılar.” (Ahzab, 33/9-11)

“İbrahim, şöyle dedi: Öyle ise siz, (hâlâ) Allah'ı bırakıp da, size hiçbir fayda, hiçbir zarar veremeyecek şeylere mi tapacaksınız?…. (İçlerinden bazıları): Eğer (bir şey) yapacaksanız, onu yakın da ilâhlarınıza yardım edin, dediler. Ey ateş! İbrahim'e karşı serin ve esenlik ol, dedik.

Biz, Lût'a da bir hikmet ve bir ilim verdik ve onu çirkin işler yapan memleketten kurtardık. Gerçekten onlar kötü bir toplum idiler, fasık (Allah'ın emrinden çıkan kimseler) idiler.

(Ey Muhammed!) Nuh’u da hatırla. Hani o daha önce dua etmişti de biz onun duasını kabul ederek, kendisini ve ailesini o büyük sıkıntıdan (tufandan) kurtarmıştık.

Eyyûb'u da hatırla. Hani o Rabbine, Şüphesiz ki ben derde uğradım, sen ise merhametlilerin en merhametlisisin, diye niyaz etmişti.

Zünnûn'u da hatırla. Hani öfkelenerek (halkından ayrılıp) gitmişti de kendisini asla sıkıştırmayacağımızı sanmıştı. Derken karanlıklar içinde, Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Seni eksikliklerden uzak tutarım. Ben gerçekten (nefsine) zulmedenlerden oldum, diye dua etti. Biz de duasını kabul ettik ve kendisini kederden kurtardık. İşte biz mü'minleri böyle kurtarırız.

Zekeriya'yı da hatırla. Hani o, Rabbine, Rabbim! Beni tek başıma bırakma. Sen varislerin en hayırlısısın, diye dua etmişti.

Irzını korumuş olan kadını da (Meryem'i de) hatırla. Ona ruhumuzdan üflemiştik. Kendisini de, oğlunu da âlemlere (kudretimizi gösteren) birer delil yapmıştık.”(Enbiya, 21/56-91 arası özetle)

Nimetlerle imtihan olunmak imtihanın ayrı bir yönü belki de daha zor olanıdır. “İnsanların hangisinin daha güzel amel yaptığını deneyelim diye şüphesiz biz yeryüzündeki şeyleri ona bir zinet yaptık.”(Kehf, 18/7) Bu nimetler her bir ferdin üzerinde değişik şekilde tecelli eder. Kimi ömrü ile kimi eş ve evladıyla kimi anne ve babasıyla kimi malı mülkü ile kimi makam ve mevki ile kimi ilmiyle kimi şan ve şöhreti ile herkes verilen sahip olduğu nimetlerle imtihan olunmaktadır. Bunların Kur’an’daki zirve örnekleri; Süleyman(as), Firavun ve Karun’dur.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

449. Sayı Mayıs 2020