Nimetle Felaket Arasında İmtihan: Para , Ramazan Kayacık
Sayı : 516   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Hedef Noktası

Ramazan Kayacık

Nimetle Felaket Arasında İmtihan: Para

  • 31 Aralık 2025
  • 5 Görüntülenme
  • 517. Sayı / 2026 Ocak



Kazancın meşruiyeti, kazanma yöntemine bağlıdır. İslam ekonomisinde ne cimrilik ne de savurganlık hoş karşılanır. Her iki uç anlayış da kalbi ve zihni yanlış yönlendirir. Cimri kişi malı kendine biriktirir ve insanlar arasında mesafe oluşturur; aşırı harcayan ise israf ve sefahat içinde kaybolur. İslam, her iki durumu reddeder ve dengeyi tavsiye eder. Kur'an, ekonomik hayatta bu dengeyi şöyle ortaya koyar: "Onlar harcadıklarında ne israf ederler ne de cimrilik yaparlar; ikisi arasında bir yol tutarlar." (Furkân, 25/67)

Cemaatler, tarih boyunca ilim, dayanışma ve hizmet amacıyla kurulmuş yapılardır. Ancak bazı cemaatlerde zamanla para, güç zehirlenmesine dönüşüp, dinî ve ahlaki ölçüler ihmal edilir hâle gelmiştir. Bazı cemaatlerde toplanan bağışların kaynağı, harcama kalemleri, denetim raporları ve muhasebe kayıtları üyelerle bile paylaşılmamaktadır. Şeffaflıktan uzaklık, suistimali ve mali yolsuzluk ihtimalini artırır; güveni zedeler.

Para, tarih boyunca sadece ekonomik bir değişim aracı değil; aynı zamanda insanın değerler dünyasını, toplumsal ilişkilerini ve hayat tasavvurunu şekillendiren güçlü bir unsur olmuştur. İslam, parayı kutsayan yaklaşımları da, onu bütünüyle kötü gören anlayışları da reddeder. Para, özünde ne kötü ne de şeytani bir nesnedir; diğer nimetler gibi tarafsızdır. Helal yollarla kazanıldığında ve doğru yerlerde kullanıldığında ibadet değerine bile ulaşabilir.

İslam'ın para anlayışı, kapitalizmin sınırsız özgürlük anlayışından, sosyalizmin tam devlet kontrolünden ve komünizmin parayı tamamen ortadan kaldırma iddiasından farklılaşır. Bu yönüyle İslam'ın ekonomik sistemi yalnızca maddi değil, aynı zamanda ahlaki bir zemine de oturur. Üretimi, ahlakı, toplumsal adaleti, sosyal ve bireysel hakları gözeten dengeli bir yaklaşım sunar.

İslam'ın paraya bakışı, ekonomik olduğu kadar insani ve ahlaki bir mahiyete sahiptir. Hayatı kolaylaştırmak için icat edilmiş olan para, amaç hâline geldiğinde hırsa, bencilliğe ve ölçüsüzlüğe yol açar; araç olarak görüldüğünde ise insanı rahatlatır ve toplumu güçlendirir. Aileyi geçindirmekten üretimi artırmaya, istihdam sağlamaktan ihtiyaç sahiplerine destek olmaya kadar birçok faydalı alanda kullanılır.

Müslümanın parayla ilişkisinin temel şartı helal kazançtır. Faiz, hile, yalan, aldatma, torpil, rüşvet, karaborsa, kalitesiz veya sahte mal üretmek ve ölçü-tartı hilesi gibi yollarla gelir elde etmek haramdır. Efendimiz (sav) bu konuda şöyle buyurur:

"Doğru ve güvenilir tüccar, peygamberler, sıddıklar ve şehitlerle beraberdir." (Tirmizî)

Kazancın meşruiyeti, kazanma yöntemine bağlıdır

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

517. Sayı Ocak 2026