? اَلصَّبوُرُ ? , Adem KarataÅŸ
Sayı : 517   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Esma-ül Hüsna

Adem KarataÅŸ

? اَلصَّبوُرُ ?

  • 31 Aralık 2025
  • 9 Görüntülenme
  • 517. Sayı / 2026 Ocak



Es-Sabûur; Suçluları cezalandırmak için güç ve kudret sahibi olduğu hâlde, hemen cezalandırmayan, asi ve günahkârlardan intikam almakta acele etmeyen, hâllerini düzeltmeleri için onlara fırsat ve mühlet veren, kendisine itaat etmeyenlere nimetlerini vermeye devam eden, çok sabırlı olandır.

Kulun sabrı, Allah'ın kendisiyle beraber olmasına göredir. Allah o kulla beraber olunca, kul, başkalarının sabredemeyeceği şeylere sabretme imkânı  bulur. Sabredenler, dünya ve ahiret mutluluğunu elde edip Allah ile beraber olma şerefine nail olmuşlardır.

ES-SABÛUR: "Sabera kökünden türemiş olan es-Sabûur ismi; nefsi üzüntü, endişe ve korkudan hapsetmek, nefse hâkim olmak anlamlarına gelir." (Esmâ-i Hüsnâ, Dr. Ramazan SÖNMEZ, s.471)

"Es-Sabûur; Sözlükte "güçlükler ve zorluklar karşısında kendini tutma ve acıya katlanmayı ifade eder. Genel manada sabır, nefsin; aklın ve dinin gerektirdiği gibi, gerektirdiği şekilde veya her ikisinin birlikte icap ettirdiği şekilde, arzu ettiği şeylerden alıkonulmasıdır." (Esmâü'l-Hüsnâ, Prof. Dr. Ramazan ALTINTAŞ, s.439)

"Sabır; birini bir şeyden alıkoymak, hapsetmek, dayanmak, kefil olmak, kefil vermek", (Ayet ve Hadislerin Işığında Allah'ın İsim ve Sıfatları Esma-i Hüsna, Prof. Dr. İsmail KARAGÖZ, s.340) "tahammül etmek, kendini tutmak ve sızlanmamak" anlamlarındaki "s-b-r" kökünden türeyen ve "sâbir" kelimesinin mübalağa ifade eden bir sıfatı olan sabûur "çok sabırlı" demektir." (T.D.V. İslâm Ansiklopedisi, c.35, s.361 / Ayet ve Hadislerin Işığında Allah'ın İsim ve Sıfatları Esma-i Hüsna, Prof. Dr. İsmail KARAGÖZ, s.340-341)

"Sabır, terim olarak "aklın ve dinin yapılmasını gerekli gördüğü şeyleri yerine getirebilmek, yapılmamasını istediklerinden uzak durmak için nefsi kontrol altında tutma" diye açıklanmıştır." (T.D.V. İslâm Ansiklopedisi, c.35, s.361)

"Sabır kelimesinin zıddı ise "ceza" kelimesidir. Endişelenmek, sızlanmak, tahammül göstermek anlamlarına gelir."( Esmâ-i Hüsnâ, Dr. Ramazan SÖNMEZ, s.471)

Es-Sabûur Esmâsının Istılah Anlamı:

Es-Sabûur; Suçluları cezalandırmak için güç ve kudret sahibi olduğu hâlde, hemen cezalandırmayan,

Es-Sabûur; Âsi ve günahkârlardan intikam almakta acele etmeyen,

Es-Sabûur; Hâllerini düzeltmeleri için onlara fırsat ve mühlet veren,

Es-Sabûur; Kendisine itaat etmeyenlere nimetlerini vermeye devam eden,

Es-Sabûur; Çok sabırlı olandır.

"Sabûur Allah'a nispet edildiğinde; "günahkârları cezalandırma konusunda acele etmeyip lütfuyla muamele eden" manasına gelir." (El-Müfredât, Râgıb el-İsfahânî,  "sbr" md. / Lisânü'l-Arab, İbn Manzur, "sbr" md. / Kâmus Tercümesi, "sbr" md.)

Allah'ın Sabûur sıfatının ne anlama geldiği konusunda üç temel görüş ileri sürülmüştür. Bunlar:

a) Sabûur, Allah'ın zâti sıfatlarından olup, Halîm (cezalandırmada acele etmeyen) anlamındadır.

b) Sabûur, Allah'ın zâti sıfatlarındandır. Ancak Halîm anlamında değildir. Çünkü Sabûur, cezayı erteleme; Halîm ise cezayı düşürme iradesine dayanır.

c) Sabûur, Allah'ın fiili sıfatlarındandır ve cezayı erteleme iradesine dayanır.

el-Aklîşî der ki: "Sabûur sıfatı, Allah'ın olumsuz (selbî) sıfatlarından olabileceği gibi, zâti veya fiili sıfatı da olabilir.

Selbî (olumsuz) bir sıfat olarak Sabûur şu anlama gelir: Allah, iftira edenlerin iddialarına sabreden, onları cezalandırmakta acele etmeyip cezalarını ahirete erteleyendir. Allah, acele etmekten ve cezalandırmada tereddüt etmekten münezzehtir. Peygamber (sav)'in "İşittiği bir ezaya Allah'tan daha fazla sabreden kimse yoktur" (Buhârî, "Tevhid", 3; "Edeb", 71 (6099) ; Müslîm, "Sıfâti'l-Münâfıkîn", 9 (2804) ; Müsned, Ahmed b. Hanbel, c.4, s.395, 410) hadisi bu anlama işaret etmektedir.

Zâti bir sıfat olarak Sabûur ise şu anlama gelir. Sabrın özü ve ruhu sebat etmek ve dayanmaktır. Allah, gücünü kaybetmeyen, daima sabit olan ve varlığı devam edendir. Sabır, sebat anlamında olduğu zaman Allah'ın zâti bir sıfatı olması doğru olur.

Fiili bir sıfat olarak Sabûur da şu anlama gelir: Allah sabır sahibidir. Sabrı yaratmakla, sabreden kullarının kalplerini sabretmeye dayanıklı kıldı. Bu sayede onlarda nefislerinin vermek istedikleri tepkilere meyletmediler.

Aslında bu, sabır konusunda söylenen en güzel sözlerden biridir. (Bkz. Esma-ül Hüsna, Heyet, s.218)

İmam Kurtubî (ra)'in de belirttiği gibi, doğru olan ve tercih edilen görüş şudur: Sabûur, sabreden anlamındadır. Sabır ise, cezayı erteleme iradesidir. Sabrın bu anlamda olduğu Ebû Mûsâ (ra)'den rivayet edilen; Rasûlullâh'in şu buyruğundadır:

ماَ أَحَدٌ أَصْبَرُ عَلَى أَذًى سَمِعَهُ مِنَ اللهِ، يَدَّعُونَ لَهُ الْوَلَدَ ثُمَّ يُعاَفِيهِمْ وَيَرْزُقُهُمْ

Manası: "Başkalarından duyduğu eziyete Allah'tan daha çok sabreden bir kimse yoktur. İnsanlar Allah'a ortak koşup denginin ve çocuğunun bulunduğunu söyledikleri hâlde, O yine de insanları rızıklandırmakta, kendilerine sıhhat ve âfiyet vermektedir." (Buhârî, "Tevhid", 3; "Edeb", 71 (6099) ; Müslîm, "Sıfâti'l-Münafıkîn", 9 (2804) ; Müsned, Ahmed b. Hanbel, c.4, s.395, 401, 405)

Kudsi bir hadis-i şerifte Allah-ü Teâlâ şöyle buyuruyor: "Âdemoğlu Beni yalanlıyor. Bu, ona yakışmaz. Âdemoğlu, Bana uygun olmayan sözler sarf ediyor. Bu, ona yakışmaz. Onun, Beni yalanlaması: Beni ilk yarattığı gibi yeniden yaratamayacak, demesidir. Hâlbuki Bana, ilk yaratmak, yeniden yaratmaktan daha kolaydır. Onun Bana uygun olmayan sözler sarf etmesi ise: Allah çocuk edinmiştir, demesidir. Hâlbuki Ben, tekim. Samed'im (hiçbir şeye muhtaç değilim). Doğurmadım. Doğurulmadım. Hiçbir kimse, Bana denk değildir." (Buhârî, "Tefsîru Sûre-i İhlâs", 1; "Bed'ül-Halk", 1 ; Nesâî, "Cenâiz", 117)

Bir diğer hadis-i şeriflerinde de Peygamber (sav) şöyle buyuruyor:

لَا اَحَدَ أَصْبَرُ مِنَ اللهِ

Manası: "Allah'tan daha sabırlı kimse yoktur" (Müsned, Ahmed b. Hanbel, c.4, s.410) hadisi şerifleri Allah'ın es-Sabûur olduğunu teyit etmektedir. Bu hadisler, dünyada işlenen büyük günahların cezasının ahirete ertelendiğine işaret etmekte, böyle büyük günahları işleyenlerin ahirette mutlaka cezalandırılacağını vurgulamaktadır

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

517. Sayı Ocak 2026