اَلْمُرْشِدُ & اَلرَّاشِدُ & اَلرَّشِيدُ , Adem KarataÅŸ
Sayı : 515   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Esma-ül Hüsna

Adem KarataÅŸ

اَلْمُرْشِدُ & اَلرَّاشِدُ & اَلرَّشِيدُ

  • 29 Kasım 2025
  • 2 Görüntülenme
  • 516. Sayı / 2025 Aralık



Er-Raşîd; Rüşd/akıl ve temyiz sahibi olan, doğru ile yanlışı birbirinden ayırt eden, kullarını rüşde ulaştıran, onlara doğruyla yanlışı ayırt etme kabiliyeti veren, söz ve fiillerinde isabetli olan, hakîm, irşad eden; mahlukatını daima hayırlı şeylere yönlendiren, hiçbir işi boş ve yararsız olmayan, mükemmelliğinin sonu yoktur.

ER-RAŞÎD & ER-RÂŞİD & EL-MÜURŞİD: Sözlükte "doğru yolu bulup onda sebat etmek", (Kâmusu'l-Muhît Tercümesi, Firuzâbâdî, "rşd" md.) doğru yolu göstermek ve öğretmek anlamındaki "r-ş-d" kökünden türeyen bir sıfat olan "raşîd" kelimesi "doğru yolda bulunan, doğru ile yanlışı ayırt edebilecek çağa giren" (Kâmusu'l-Muhît Tercümesi, Firuzâbâdî, "rşd" md. / Âyet ve Hadislerin Işığında Allah'ın İsim ve Sıfatları Esma-i Hüsna, Prof. Dr. İsmail KARAGÖZ, s.309 / T.D.V. İslâm Ansiklopedisi, c.35, s.11.) demektir.

"Raşîd kelimesi, "rüşd" kökünden türemiştir. İstikâmet üzere dosdoğru olma, doğru yolu bulma yeteneği demektir. Bu kökten türeyen "irşad", doğru yolu göstermek ve ulaştırmak, "müurşid" de doğru yola rehberlik eden demektir." (99 Esma Sonsuz Mana, Fatma BAYRAM, s.337)

El-Müurşid; Kullarının doğru yola gitmesi için kitap ve peygamber gönderen, iyiliğe ve erdemli olmaya dâvet edendir.

"Raşîd kelimesi "Râşid" kelimesinin mübalağalı ism-i fâilidir. Mürşid kelimesi ise "erşede" fiîlinden türetilen ism-i fâildir." (Esma-ül Hüsna, Heyet, s.156 / Âyet ve Hadislerin Işığında Allah'ın İsim ve Sıfatları Esma-i Hüsna, Prof. Dr. İsmail KARAGÖZ, s.309)

El-Halîmi der ki: "Raşîd" ve "Müurşid" aynı anlamda olup, yararlı şeyleri gösteren ve onları dâvet eden anlamına gelir." (Esma-ül Hüsna, Heyet, s.157)

"Er-Raşîd; Her varlığı var ediş gayesine uygun bir biçimde hedefine ulaştıran, hiç kimseyle istişare etmeden işlerini yürüten, delil ve irşada ihtiyacı olmayan, işlerini nizam ve hikmetle yürüten ve hiçbir işi boş ve abes olmayan, kullarını doğru yola ileten demektir." (Esmâ-i Hüsnâ Hakikatin Sonsuzluğunda Vedûd'a Yolculuk, Vuslat TURÂBÎ, s.413)

"Er-Raşîd ismi; "Ğay" kelimesinin zıddıdır. Ğay ise; bir şeyi veya bir kimseyi gölgelemek, kişinin inanç ve görüşünde sapması/sapkınlık anlamlarına gelir." (Esmâ-i Hüsnâ, Dr. Ramazan SÖNMEZ, s.467 / 99 Esma Sonsuz Mana, Fatma BAYRAM, s.337)

Allah-ü Teâlâ buyuruyor ki:

لَٓا اِكْرَاهَ فِي الدِّينِ قَدْ تَبَيَّنَ الرُّشْدُ مِنَ الْغَيّ?ِ فَمَنْ يَكْفُرْ بِالطَّاغُوتِ وَيُ?ْمِنْ بِاللّ?هِ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْق?ى لَاانْفِصَامَ لَهَا* وَاللّ?هُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

Meali: "Dinde zorlama yoktur. Gerçekten doğru eğriden ayrılıp iyice belli olmuştur. Artık kim şeytani güçleri inkâr edip Allah'a inanırsa, muhakkak kopması mümkün olmayan sağlam bir kulpa sarılmış olur. Allah, işitendir, bilendir." (Bakara, 2/256)

Er-Raşîd Esmâsının Istılah Anlamı:

Er-Raşîd; Rüşd/akıl ve temyiz sahibi olan, doğru ile yanlışı birbirinden ayırt eden,

Er-Raşîd; Kullarını rüşde ulaştıran, onlara doğruyla yanlışı ayırt etme kabiliyeti veren,

Er-Raşîd; Söz ve fiillerinde isabetli olan, hakîm,

Er-Raşîd; İrşad eden; mahlukatını daima hayırlı şeylere yönlendiren,

Er-Raşîd; Hiçbir işi boş ve yararsız olmayan,

Er-Raşîd; Mükemmelliğinin sonu yoktur.

Âlimler Raşîd isminin iki farklı manasına dikkat çekmişlerdir.

a) "Kelimenin aslına bağlı olarak "fiilleri daima yerinde olan, daima hakka isabet eden" şeklinde ifade edilmiş olup "bütün tasarrufları -herhangi birinin doğrudan veya dolaylı olarak yol göstermesi bulunmaksızın- amaçlarına ulaşan" diye açıklanmıştır. Diğeri ise, irşad kalıbından gelen müurşid mânası olup "her bir varlığa kendi varlık yapısının özelliği ve yaratılış amaçları doğrultusunda yol gösteren, gelişmelerini sağlayan" diye yorumlanmıştır." ( En-Nihâye, İbnü'l-Esîr, "rşd" md. / Şe'nü'd-Dua, Hattâbî, s.97 / El-Maksadü'l-Esnâ (Fazluh), Gazzâlî, s.161)

b) Her şeyin övgüyle Allah'ı yücelttiği ve iradesinin belirlediği hedefe doğru yol aldığı biçimindeki ilâhî beyanla uyum hâlinde bulunur: "Yedi gök, yer ve bunlarda bulunanlar O'nu tesbih eder; O'nu hamd ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat siz, onların tesbihini anlayamazsınız. O halîmdir, bağışlayıcıdır." (İsrâ, 17/44) Ancak iradeye sahip kılınan şuurlu canlılar bundan istisna edilmelidir. "İnsanların birçoğu Allah'a secde ediyorken birçok kişi de bundan imtina ettiği için azaba müstahak olmuştur." (Hacc, 22/18) Zira Cenab-ı Hakk insanın varlık yapısına hem iyilik hem de kötülük yeteneğini yerleştirmiştir: "Nefse ve ona düzen verene; Ona kötü ve iyi olma yeteneklerini yerleştirene (yemin olsun)

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

516. Sayı Aralık 2025