Takva, Yüce Yaratıcıya ve yaratılan varlıklara karşı sorumluluklarını yerine getirmek, Yüce Allah'ın emirlerine tutunup yasaklarından sakınmak, kısaca ilahî ölçüler doğrultusunda Müslümanca bir hayat yaşamaktır. Büyüklüğü karşısında Yüce Yaratıcıdan sakınmak, her yerde O'nun gözetim ve denetiminde olduğunun bilinci içerisinde hareket etmektir. O'nu görmesek de görüyormuşçasına O'na kulluk ve ibadet etmektir. İçtenlik ve samimiyetle O'na boyun eğmek, teslim olmak, O'nun ölçülerine göre yaşamaktır.
Müttakî, hayat rehberi Kur'an ile doğru yolu bulan, o yolda kararlı bir şekilde yolculuğuna devam eden, bunun için sürekli Kur'an'ın manevî gıdasıyla gıdalanıp enerjisini alıp o yolda ilerleyen kimsedir. Müttakîler, alıcıları hep Kur'an vericisine açık olan ve ondan beslenen erlerdir.
الم ذَلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَ فِيهِ هُدًى لِلْمُتَّقِينَ
"Dikkat! Bu, doğruluğu şüphe götürmeyen ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara yol gösteren Kitap'tır." (Bakara, 2/1-2)
Hayat Düsturumuz Kur'an'ın ilk sayfasında bu ayet yer alır. Bu mealde başka ayetler de vardır.
"Ta, Ha. Kur'an'ı sana, sıkıntıya düşesin diye değil, ancak Allah'tan korkanlara bir öğüt ve yeri ve yüce gökleri yaratanın katından bir Kitap olarak indirdik." (Tâhâ, 20/1-4)
"İşte Kur'an'ı, Arapça okunmak üzere indirdik, onda tehditleri türlü türlü açıkladık ki belki sakınırlar yahut onlara ibret verir." (Tâhâ, 20/113)
"And olsun ki, size apaçık ayetler, sizden önce geçenlerden misal ve sakınanlara öğüt indirdik." (Nûr, 24/34)
Aslında bu ayetler, Kur'an'ın yetiştirmeyi hedeflediği kimseleri açıklar. Okuyucusuna Kur'an ile ulaşacağı hedefi gösterir. Bir de ondan layıkıyla istifade edebilmek için ön yargısız bir yaklaşıma sahip, gerçeğin peşinden koşan kimseler olmanın gereğini vurgular.
Müttakî takvalı olan, takva azığı ile azıklanmış, takva elbisesine bürünmüş kimsedir. Evet Kur'an bize takva azığından ve takva elbisesinden bahseder:
"Kendinize azık edinin, şüphe yok ki azığın en iyisi takvadır. Ey akıl sahipleri! Benden korkun." (Bakara, 2/197)
"Ey İnsanoğulları! Ayıp yerlerinizi örtecek giyimlikle sizi süsleyecek elbiseler gönderdik. Takva elbisesi ise bunlardan daha hayırlıdır. Allah'ın bu ayetleri öğüt almanız içindir." (A'râf, 7/26)
Buna göre takva azığıyla gıdalanmak ve takva elbisesini giyinip kuşanmak lazımdır. Yani hem iç dünyayı hem de dış dünyayı İslam'ın güzellikleriyle süslemek gerekir. Zira azıkla gıdalanmak insanın iç dünyasını destekler, besler; elbiseyle giyinmek ise onun dış dünyasını koruma altına alır. Zaten takva da sorumluluk bilinci değil midir?
Takva, Yüce Yaratıcıya ve yaratılan varlıklara karşı sorumluluklarını yerine getirmek, Yüce Allah'ın emirlerine tutunup yasaklarından sakınmak, kısaca ilahî ölçüler doğrultusunda Müslümanca bir hayat yaşamaktır
Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız


















