Kur'an-ı Kerim'e Göre Nefis Tezkiyesi , Mustafa Çelik
Sayı : 515   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Hususi Fikirler

Mustafa Çelik

Kur'an-ı Kerim'e Göre Nefis Tezkiyesi

  • 29 Kasım 2025
  • 2 Görüntülenme
  • 516. Sayı / 2025 Aralık



Kur'an'a göre nefis terbiyesi bir yolculuktur; insanın kendinden Rabbine doğru yürüyüşüdür. Bu yol, zorluklarla doludur ama sonunda iç huzuru vardır. Kişi, nefsini tanıdıkça Rabbini tanır; Rabbini tanıdıkça kendini bulur. Çünkü insanın kurtuluşu, dışarıda değil, kendi içinde saklıdır. Kur'an, bu içsel yolculuğun rehberidir: insanı kendi karanlığından alıp, kalbin aydınlığına taşır.

Tezkiye, insanın nefsini kirlerden arındırma gayretidir. Kibir, riya, hırs, öfke, kıskançlık gibi paslar nefis aynasını karartır; insan kendi hakikatini göremez olur. Tezkiye, bu pası silmeye yönelmiş bir iç temizliktir. Kimi zaman sabırla, kimi zaman tövbe ve zikirle yapılan bu temizlik, kalbin üzerindeki tozu kaldırır.

İnsanın içinde iki ses vardır: biri onu yüceliğe çağırır, diğeri aşağılığa sürükler. Kur'an, bu iki yönü "nefis" kavramı etrafında dile getirir. Nefis, insanın hem içgüdülerinin hem de vicdanının merkezidir; yani insanın hem karanlığı hem de nurudur. Kur'an'a göre insan, nefsiyle imtihan edilir; bu imtihanı kazananlar kurtuluşa, kaybedenler ise hüsrana uğrar. İşte bu yüzden nefis terbiyesi, Kur'an'ın insanı inşa eden en temel konularından biridir.

Kur'an, nefsin tabiatını açıkça bildirir: "Nefs şüphesiz kötülüğü emreder." (Yusuf, 12/53) Bu cümle, insanın iç dünyasında süregelen mücadeleyi anlatır. İnsan doğası gereği arzulara, öfkeye, bencilliğe ve dünyevî hırslara meyillidir. Ancak Kur'an, insanı bu eğilimleri bastırmaya değil, onları disipline etmeye çağırır. Çünkü nefis, yok edilmesi gereken bir düşman değil; eğitilmesi gereken bir güçtür. Onu dizginleyen, kendi içindeki potansiyeli keşfeder. Onu serbest bırakan ise arzularının kölesi olur.

Kur'an, bu terbiyeyi "tezkiye" kavramıyla açıklar: "Nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir; onu kirleten ise ziyana uğramıştır." (Şems, 91/9-10) Tezkiye, nefsi bastırmak değil, onu temizlemektir. İnsan, sürekli olarak kendi nefsini sorgulamakla yükümlüdür. Namaz, oruç, zekât gibi ibadetler, sadece dışsal görevler değil, nefsi eğiten birer disiplindir. Namaz insanı kötülükten alıkoyar. (Bkz.Ankebut, 29/45); Oruç, arzulara hâkim olmayı öğretir. (Bkz.Bakara, 2/183) Böylece ibadet, ruhun ve nefsin terbiyesi için bir okul hâline gelir.

Nefis terbiyesinin nihai amacı, insanı "nefs-i mutmainne" düzeyine ulaştırmaktır: "Ey huzura ermiş nefis! Rabbine dön, O senden razı, sen de O'ndan razı olarak." (Fecr, 89/27-28) Bu, iç huzurun ve Allah'la barışmanın sembolüdür. Böyle bir insan artık arzularının esiri değil, onları Allah'ın rızasına yönelten bir bilge olur. Kur'an'a göre bu, insanın ulaşabileceği en yüksek ruhsal mertebedir.

Kur'an'a göre nefis terbiyesi bir yolculuktur; insanın kendinden Rabbine doğru yürüyüşüdür. Bu yol, zorluklarla doludur ama sonunda iç huzuru vardır. Kişi, nefsini tanıdıkça Rabbini tanır; Rabbini tanıdıkça kendini bulur. Çünkü insanın kurtuluşu, dışarıda değil, kendi içinde saklıdır. Kur'an, bu içsel yolculuğun rehberidir: insanı kendi karanlığından alıp, kalbin aydınlığına taşır.

Nefis Nasıl Terbiye Edilir?

Kur'an-ı Kerîm'de "nefis terbiyesi" doğrudan bu ifadeyle geçmez, ancak insanın kendi nefsini arındırması, denetlemesi ve ıslah etmesi, Kur'an'ın merkezî konularından biridir. "Nefs" kavramı Kur'an'da bazen "benlik", bazen "can", bazen de "arzu ve içgüdüler" anlamında kullanılır.

Kur'an'a göre nefis terbiyesi, insanın kendi iç dünyasında kötülük eğilimlerini kontrol altına alıp, iyiliğe yönelmesi demektir. Aşağıda Kur'an perspektifinden bu terbiyenin nasıl yapılacağı özetlenmiştir:

1. Nefsin Farkına Varmak ve Onu Tanımak

Kur'an, insanın kendi nefsini tanıması gerektiğini vurgular:

"Kendini bilen Rabbini bilir." (Hadis olarak meşhurdur, ama Kur'an'da benzeri bir düşünce vardır.)

"Kendini unutanlar gibi olmayın ki Allah da onlara kendilerini unutturmuştur

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

516. Sayı Aralık 2025