Kur'an'ı salt tarihsel bir söylem olarak görmek, ideolojik yorumlarla çarpıtmak, onun özündeki hakikati gölgelemektir. O, belirli bir zaman ve mekâna sıkışmış bir belge değil; insan ruhuna, kalbine ve vicdanına her çağda ışık tutan, zaman ve mekânın ötesine uzanan ebedi bir rehberdir. Kur'an, geçici fikirlerin ötesinde, mutlak hakikati ve ilahi rehberliğiyle insanlığa hep yol gösteren bir nurdur.
Kur'an, yalnızca indirildiği tarihsel bağlamın ürünü değildir; zamanı ve mekânı aşan bir ışık, insanlığa rehberlik eden ezeli ve ebedî bir kelamdır. Onu anlamak, tarihsel detayları bilmekten öte, ilahi amaçlarını ve kapsamlı boyutlarını yüreğinde hissetmekle mümkündür. Kur'an, mucizevi bir kutsal kitaptır; her kelimesiyle insanlığa hitap eder, her çağda yol gösterir ve insan ruhuna ışık saçar. Onu sadece geçmişin bir ürünü olarak görmek, onun aşkın ve evrensel niteliğini gölgelemek olur. Kur'an, her zaman ve her yerde, hakikatiyle varlığımızı aydınlatan bir rehberdir.
"Kur'an'ı anlamada tarihselcilik denilen yöntem tam olarak nedir? Bu yöntemi savunanlar, Kur'an'ın hakikati dönemseldir, iddiasında bulunuyorlar. Bu bir sapma değil midir? Hâlbuki bizim inancımıza göre Kur'an ilahi bir kitap olup içerdiği tüm mesajı her Müslümanı evrensel ölçekte bağlayıcıdır. Tarihselcilerin, Kur'an'ın mesajını sadece indiği yüzyılın ortamına hapsetmeye kalkışmaları Kur'an'a en büyük ihanet değil midir? Bu bakış açısı, ayetlerin indiği tarihi ortam dışında geçerliliğinin olmadığı fikrine götürür. Böyle bir bakış açısı, Kur'an'ı, evrensel ilahî bir hitap olmaktan çıkarmaz mı? Bu ve benzeri konularda bizi aydınlatırsanız memnun oluruz."
Kur'an-ı Kerim'e yaklaşmanın ilk adımı, onun Allah'ın kelamı olduğuna, insanlığın tümüne, her zaman ve mekânda, kıyamete kadar rehberlik etmek üzere indirilmiş bir ilahi hazine olduğuna yürekten inanmaktır. Kur'an, insan ürünü değildir; tarihsel akımların veya kültürel değişimlerin gölgesinde biçimlenen bir metin de değildir. Aksine, Yüce Allah'ın "Kur'an'ı Biz indirdik ve onun koruyucusu da biziz" (Hicr, 15/9) buyurduğu gibi, ilahi koruma altında muhafaza edilen, vahiy dolu bir rehberdir.
Kur'an'ı salt tarihsel bir söylem olarak görmek, ideolojik yorumlarla çarpıtmak, onun özündeki hakikati gölgelemektir. O, belirli bir zaman ve mekâna sıkışmış bir belge değil; insan ruhuna, kalbine ve vicdanına her çağda ışık tutan, zaman ve mekânın ötesine uzanan ebedi bir rehberdir. Kur'an, geçici fikirlerin ötesinde, mutlak hakikati ve ilahi rehberliğiyle insanlığa hep yol gösteren bir nurdur. Kur'an-ı Kerim'i anlamada tek sabit, değişen tarihsel gerçeklikmiş gibi görmek; kutsal metni ise bu değişen gerçekliğe göre şekillenen bir unsur olarak kabul etmek doğru değildir. Tarihselcilik, Kur'an'ı yalnızca indirildiği dönemin şartlarıyla sınırlı bir metin olarak anlamayı öne sürer ve bu anlayış, sonraki çağlarda onun evrensel mesajını gölgeleyen hatalı bir yaklaşım oluşturur. Oysa Kur'an, zamanın ve mekânın sınırlarına hapsolmuş bir kitap değildir. Onu, sadece o dönemin koşullarıyla açıklamaya çalışmak, onun ilahi ve evrensel karakterini görmezden gelmek demektir
Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız



















