Evlerimiz de İslamî (İslam'a ait) olmalı; aile fertlerine de İslam'ı rahat tatbik etme imkânı vermelidir. Zaten Rabbani bireylerin oluÅŸturduÄŸu İslamî evlerin içerisinde İslam'ı tatbik etme imkânı yüce Allah tarafından kolaylaÅŸtırılacak ve İslam'ın tatbik edilmesiyle, İslamlaÅŸtırılan evlerden Rabbani ÅŸahsiyetlerin yetiÅŸmesi devam edip gidecektir.Â
Beytullah yalnızca hac ve umre vazifelerini yerine getirmek için ziyaret edilen bir mekân olmakla kalmamalı, onu görme imkânı elde edemeyen müminler de dâhil olmak üzere her Müslüman'ın kendi evinin manevi imarında temel kaynak kabul edilmelidir. Bütün müminlerin kendi evleri ve Allah'ın evi olan Kâbe arasındaki irtibatı gözden geçirmesi gerekmektedir. Çünkü müminin evi ve Allah'ın evi arasında mevsimlik değil, daimî bir ilişki olması icap etmektedir.
Nerede ise ömrümüzün yarısını geçirdiğimiz evlerimiz, bize yabanileşti. Sanki bir otel ve lokanta kimliğine büründü. Manen, ahlaken ve edeben rahatlayacağımız, fiziki dünyamızla dinleneceğimiz evlerimiz, bizlere asli görevlerini yapmıyor. Sinir ve stresle girip, yine sinir ve stresle çıkıyoruz evlerimizden. Ama niçin? Bizler ve evlerimiz niye bu hale geldik?
ÖNCE MÜSLÜMANA YAKIŞAN EVİN TARİFİNDEN İŞE BAŞLAYALIM
Kur'an-ı Kerim, evlerimizi, huzur ve dinlenme yeri olarak görmek ister:
Allah, evlerinizi, sizin bir huzur ve dinlenme yeri olarak görmek ister:
"Allah, evlerinizi, sizin için bir huzur ve sükûn yeri haline getirdi." (Nahl, 16/80)
Yine kulluk Kitabımız, evlerimizi bir mektep, irfan mektebi, Kur'an mektebi olarak görür:
"Evlerinizde okunan Allah'ın ayetlerini ve hikmeti hatırlayın. Şüphesiz Allah, her şeyin iç yüzünü bilendir ve her şeyden haberi olandır." (Ahzab, 33/34)
"Evlerinize girdiğiniz vakit, Allah tarafından bolluk, bereket ve esenlik dileyerek birbirinize, kendinize mutlaka selam verin. " (Nur, 24/61)
Tüm bu güzellikleri, iyilikleri, bereket ve esenlikleri elde etmenin yolu; bir gün oturduğumuz evleri, Kâbe'nin yerine korsak, tıpkı cami ve mescitlere bakış açımızı evlerimize de çevirirsek, yer yüzünde huzurun adresinin evlerimiz olduğunu anlarsak, evet işte o zaman hedefimize kavuşabiliriz.
Ayet, kiÅŸiyi Cenab-ı Allah'a kılavuzlayan, O'nu hatırlamasını saÄŸlayan canlı cansız her ÅŸeyi kapsamı altına alır. Hayatındaki her ana ibadet etiketini yapıştıran mümin, yalnızca Kur'an-ı Kerim'i deÄŸil çevresinde gördüğü her ÅŸeyi de kendisine Allah'ı hatırlatan bir ayet olarak kabul eder. EÅŸyaya bakışı böyle zengin ve hikmet dolu olan mümin, tüm kâinata Allah'ın ayetleri olarak nazar eder ve her bir nazarı onun için ibadet seviyesine yükselmiÅŸ olur. Bazen bir daÄŸ, bazen bir çiçek ayet olabileceÄŸi gibi içinde yaÅŸadığımız evler de birer ayettir.Â
İnsanın fiziki yorgunluÄŸunu dinlendirmek için ihtiyacı olan ÅŸey aile ortamıdır. Cemiyet hayatından yorulduÄŸu yani sosyal olarak, fikrî olarak yorgunluk hissettiÄŸi zamanlarda da en iyi dinlendiÄŸi ortam yine evidir. Aslında otel ve pansiyon gibi ortamlarda huzur bulunamamasının temel sebebi de bu, yani otel ve pansiyonların aile ÅŸefkat ve merhametinden yoksun olmasıdır.Â
Çocukların insanları ve hayatı tanımaya başladıkları mekân da evlerimizdir. Aile ortamında hayata bakışını şekillendiren çocuklar anne babalarının onlara sundukları ev ortamını, onların hayat tarzlarını ve ev içinde yaşananları benimserler
Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız
















