Allah Kelamı Ve Keremli Elçilerin Sözü Kur'an , Prof. Dr. Ali Akpınar
Sayı : 518   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Emsalü'l-Kur'an

Prof. Dr. Ali Akpınar

Allah Kelamı Ve Keremli Elçilerin Sözü Kur'an

  • 31 Ocak 2026
  • 5 Görüntülenme
  • 518. Sayı / 2026 Åžubat



Hayat Düsturumuz Kur'an, Yüce Allah'ın sözüdür. Hem lafzıyla hem manasıyla O'nun sözüdür. O ilâhî söz, önce Vahiy meleği Cibrîl'in diliyle, ardından son peygamber Hz. Muhammed'in (sav) diliyle bize iletilmiştir. Vahiy meleğinin ve Son Peygamberin diliyle bize gelmiş olması onun lafzının Allah kelamı olmadığını göstermez.

Kur'an, keremli Rabbin insanlığa en büyük ikramıdır. Onu insanlığa ulaştıran elçiler de keremlidir ve Kur'an, keremli insanları yetiştirmek için gelmiştir. Kerem sahibi olabilmek için keremli elçinin bize getirdiği Kur'an rehberliğinde bir hayat yaşamak gereklidir.

فَلَا أُقْسِمُ بِمَا تُبْصِرُون وَمَا لَا تُبْصِرُونَ إِنَّهُ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ

"Görebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine yemin ederim ki, Kur'an şerefli bir elçinin getirdiği sözdür." (Hâkka, 69/38-40)

إِنَّهُ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ ذِي قُوَّةٍ عِنْدَ ذِي الْعَرْشِ مَكِينٍ مُطَاعٍ ثَمَّ أَمِينٍ

"Bu Kur'an, arşın sahibi katında değerli, güçlü, sözü dinlenen ve güvenilen şerefli bir elçinin getirdiği sözdür." (Tekvîr, 81/19-21)

İlk ayette Yüce Rabbimiz yemin ediyor, hem de büyük bir yemin. Görünen görünmeyen her şeye and olsun! Yaratan-yaratılan, zâhir-bâtın, maddî-manevî, somut-soyut, dünya-ahiret, süfliyât-ulviyât, yer-gök, arz-Arş, insanlar-melekler-cinler, beden-ruh, söz-amel, görünen ve görünmeyen nimetler, gayp ve şehadet âlemi, İlâhî kudretin görünen izleri-görünmeyen sırları, âsâr-envâr-esrâr. Gözümüzle görüp kalbimizle hissettiklerimiz. Gözle göremeyip kalbimizle hissettiklerimiz. Gözle göremeyip, kalple hissedemediklerimiz. Bizim göremememiz, varlığını hissedemememiz, o var olan şeylerin olmadığı anlamına gelmez. Bazı şeyleri görerek biliriz, bazılarını görmediğimiz halde güvenilir bilgilerle, eserleriyle öğrenir ve kabul ederiz. Bazı şeyleri sonradan görüp öğreniriz, bazı şeyleri hiç göremeyiz, ama varlığını kabul ederiz.

Tüm varlıklar O'nun kelamının hak olduğuna tanıklık ederler. Yüce Allah haktır, O'nun sözü de haktır, O'nun peygamber göndermesi, kitap indirmesi de haktır. O'nun elçilerinin sözü de haktır. Bunlar da asla şek ve şüphe yoktur.

Tekvîr suresinde Kur'an'ın şerefli bir elçinin sözü olduğuna yemin edilerek, vahiy meleğine dikkat çekilir. Hakka suresinde ise kutlu elçi Hz. Muhammed'in peygamberliğine vurgu yapılmaktadır. Her iki elçi de Yüce Allah'ın gönderdiği elçidir. Her ikisi de O'nun mesajını ulaştırırlar. Vahiy meleği Peygambere, peygamber de insanlığa mesajı ulaştıran elçilerdir. O, ne demişse, ne istemişse elçiler aynen getirmişlerdir. Dolayısıyla elçiye zeval olmaz. Elçiye kızılmaz, elçiye karşı çıkılmaz

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

518. Sayı Şubat 2026