Ramazan Ayı Müslümanların Kendilerini Kur'an'a Okutma Ayıdır , Mustafa Çelik
Sayı : 518   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Hususi Fikirler

Mustafa Çelik

Ramazan Ayı Müslümanların Kendilerini Kur'an'a Okutma Ayıdır

  • 31 Ocak 2026
  • 5 Görüntülenme
  • 518. Sayı / 2026 Åžubat



Kur'an-ı Kerîm, salt tilavet edilmek üzere indirilmiş bir metin değil; inanç esaslarını, ibadetleri ve ahlaki ilkeleri kapsayan bütüncül bir hayat rehberidir. Kur'an'ın temel hedeflerinden biri, bireyin ahlaki tutum ve davranışlarını inşa ederek onu salih amel ekseninde olgunlaştırmaktır. Bu durum, Kur'an'ın normatif yapısının ahlaki boyutunu merkeze aldığını göstermektedir.

Ramazan, zamanın içinde açılmış bir rahmet mevsimidir. Takvimde bir ay gibi görünür; fakat ruh için bir diriliş çağrısıdır. Kur'an ahlâkının en berrak şekilde hissedildiği, insanın kendisiyle ve hayatla yeniden yüzleştiği bir zaman dilimidir Ramazan.

Ramazan ayı geldiğinde evlerimizde Kur'an sesi çoğalır. Raflardan mushaflar iner, hatimler planlanır, okuma takvimleri yapılır. Bu manzara umut vericidir; çünkü Kur'an'la temas eden hiçbir kalp aynı kalmaz. Ancak Ramazan'ın bize asıl sorduğu soru şudur: Biz Kur'an'ı okurken, Kur'an bizi ne kadar okuyabiliyor?

Kur'an okumak çoğu zaman dudaklarımızla sınırlı bir eylem hâline gelebiliyor. Harflerin hakkını vermeye çalışıyor, sayfaları usulüne uygun çeviriyoruz. Oysa Kur'an sadece okunmak için değil, hayatı okumak için indirilmiş bir kitaptır. Kendimizi Kur'an'a okutmak, ayetlerin karşısına bir metin gibi değil, bir insan gibi çıkabilmeyi gerektirir. Zaaflarımızla, niyetlerimizle, gizli ve açık hâllerimizle.

Bir ayet merhametten söz ediyorsa, ilişkilerimiz sessizce sorgulanır. Bir ayet adaleti hatırlatıyorsa, suskunluklarımız ve tarafgirliklerimiz ortaya dökülür. Kur'an bizi okuduğunda, bahanelerimiz azalır; sorumluluklarımız çoğalır. İşte bu yüzden bu okuma biraz zordur. Çünkü insan en çok kendisiyle yüzleşmekten kaçınır.

Ramazan, bu yüzleşme için eşsiz bir zaman sunar. Açlık midemizi, susuzluk dilimizi, Kur'an ise kalbimizi terbiye eder. Sayfalar arasında dolaşırken aslında kendi içimizde bir yolculuğa çıkarız. Eğer izin verirsek, Kur'an bize kim olduğumuzu ve kim olmamız gerektiğini fısıldar.

Belki de Ramazan'da sormamız gereken en sahici soru şudur: Kur'an'ı kaç sayfa okudumdan önce, Kur'an bende neyi değiştirdi? Çünkü Kur'an'ı okumak değerlidir; ama Kur'an'ın bizi okumasına razı olmak, insanı gerçekten Ramazan'a ulaştırır.

İslam nizamında Ramazan, Kur'an ve ahlak arasında ontolojik ve fonksiyonel bir bütünlük bulunmaktadır. Ramazan ayı, Kur'an'ın nüzul süreciyle anlam kazanan, bireyin vahiy ile ilişkisini yoğunlaştıran zaman dilimidir. Kur'an-ı Kerîm ise yalnızca tilavet edilen bir metin değil; inanç, ibadet ve ahlak alanlarını kuşatan normatif bir rehberdir. Bu bağlamda Ramazan, bireyi Kur'an'a yöneltirken; Kur'an da bireyin ahlaki tutum ve davranışlarını inşa etmeyi hedefler. Nitekim Kur'an'ın temel amacı, insanı salih amel ve güzel ahlakla donatmak olup, oruç ibadeti bu ahlaki dönüşümün pratik bir eğitim süreci olarak işlev görür. Dolayısıyla Ramazan ayı, Kur'an merkezli bir ahlak inşasının yoğunlaştığı müstesna bir zaman dilimi olarak değerlendirilmelidir. Rabbimiz buyuruyor:

"(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa, onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah'ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir." (Bakara, 2/185)

Dikkat edilirse, bu ayet-i kerime de Ramazan ile Kur'an birlikte gündeme gelmişlerdir. Evet, bu aylardan bir tanesidir, ama farklı bir aydır. Çünkü bu ayda Kur'an indirilmiştir. Ve yine bu ayın hangi gecesinde Kur'an indirildiğine dair Duhân suresinde:

"Apaçık olan Kitaba andolsun ki, Biz onu, kutlu bir gecede indirdik. Doğrusu Biz, insanları uyarmaktayız." (Duhân, 44/2,3) Ayetinde ve yine Kadir suresinde: "Doğrusu, Biz Onu, (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirmişizdir" (Kadir, 97/1) ayetini görüyoruz ki, bu Kur'an mübarek bir gecede indirilmiştir. Bu mübarek gecenin isminin Kadir gecesi olduğunu ve bu gecenin de Ramazanın içinde bir gece olduğunu biliyoruz

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

518. Sayı Şubat 2026