Merhabalar Değerli Okurlarımız: , Ribat Dergisi Editör
Sayı : 518   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Editörden

Ribat Dergisi Editör

Merhabalar Değerli Okurlarımız:

  • 31 Ocak 2026
  • 7 Görüntülenme
  • 518. Sayı / 2026 Åžubat

Hayatımızda her konuda seçici davranırız. Manavdan, pazardan, marketten herhangi bir sebze, meyve gibi ihtiyacımız olan şeyleri alırken, işyerimize eleman beğenirken, yemek- içmekten, giyime her türlü ihtiyacımızda seçici davranırız, en iyisini, en kalitelisini, en faydalısını, en uygun olanını seçer, alırız.

Aslında "seçici davranmak" seçkinliğin, seçmeyi, iyisini seçmeyi bilmenin de bir belirtisidir. Çünkü herhangi bir şeyi seçen insanın bir kriteri, ölçüsü, değer ölçüsü vardır ve ona göre seçimini yapar.

"Bir gün Hz. Ömer (ra) mescitte: Allah'ım, beni azlardan kıl, diye dua eden bir adama rastlar. Adama yaklaşıp, niçin böyle dua ettiğini sorar. Adam;

- Duydum ki, Allah Teala, "Benim kullarımdan şükreden gerçekten azdır" (Sebe, 34/13) buyurmuş. Beni de o azlardan biri kılması için dua ediyorum" cevabını verir.

Gerçekten kaliteli insanlar azdır. Mühim olan da o azlardan olabilmek, o azların sayısını çoğaltabilmektir.

Sahip olduğumuz özellikler, güzellikler bizim ne, kim olduğumuzu ele verir. Zira biz çevremizdeki varlıkları özellikleriyle tanır ve biliriz. Bizim özelliklerimize bakan ve tanımaya çalışan insanlara acaba nasıl bir görüntü sunuyoruz? Eylemlerimizle söylemlerimiz birbirine uyuyor mu? İşte bu önemli ölçülerden biri de dengedir.

Farklı unsurlar arasındaki ahenk demek olan denge, kâinatın nizamı için ne kadar önemliyse, insan için de o kadar önemlidir. Yaşadığı topluma, kendine, kendi değerlerine yabancılaşma günümüz insanının en önemli sorunudur. Yabancılaşan insan, yabanileşmektedir de. Çünkü bu durumdaki insanın davranışları da olgunluk ve dengeden uzaktır.

İnsanın fiziksel ve duygusal açıdan kendine göre bir dengesi vardır. Ayakta durabilmek için dengeye ihtiyaç olduğu gibi, ruhi istikrara kavuşabilmek için de ruhsal dengeye ihtiyaç vardır. Psikolojik dengesi bozulan insan, kendi iç aleminde rahat olamadığı gibi, toplum içinde de huzurlu olamaz. Çünkü dengesiz, istikrarsız insan hep problem olur, problem üretir, içindeki dengesizlik, dışına davranış bozukluğu olarak yansır. Kişisel bütünlüğü, iç-dış uyumu olmayan kişilerin, istikrarlı bir davranış çizgisi sergilemesi zordur, onun için itikadı hastalıkların başında iç ve dışın birbirine uymaması demek olan nifak gelir. Dengesizliklerin ortaya çıkardığı problemleri düzeltmek, dengeyi sağlamak için kullanılacak enerji ve gayretin çok daha fazlasını gerektirecektir. Öyleyse; dengenin ne olduğu, neyle, nasıl sağlanacağı çok iyi bilinmelidir, işte bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda görülecektir ki; bugünkü asıl problemin kaynağı, dengesizliktir, kaliteli insanların az olmasıdır. Yani Rabbiyle dengesini, irtibatını sürekli kuramayan, işini Allah'la görmeyen, insanlar ailede de toplumda da problem olurlar, suç makinesi haline gelirler, getirilirler.

Mümin; özüyle-sözü, içiyle-dışı, kalbiyle kalıbı, ruhuyla-bedeni bütünlük içinde olan, dengeli insan demektir. Kalitenin ölçüsü de Yaratanıyla irtibatın güçlülüğü ve sürekliliğidir. Kaliteli insanların çokluğu ve gücü oranında sosyal denge ve değerler hâkim olur. Asıl mesele; Kaliteli insan olmak, kaliteli insan yetiştirmektir. Kaliteli insan olmanın ve yetiştirmenin yolunu, yöntemini de kaliteli insanları, örnek kullarını seçerek (peygamberler) gönderen, Kitaplar indiren Yüce Allah göstermiştir.

Kaliteli, kâmil insan olmak bir hayal değil, bir idealdir. Müslümanlar "şahit, örnek ve dengeli bir ümmettir." (Bkz.Bakara, 2/143) Her hususta Hz. Peygamber'i örnek alanlar; dengeli, istikrarlı ve istikametli ve sıratı müstakim üzere olurlar, huzurlu, mutlu bir toplum oluştururlar.

Her türlü aşırılıktan, şaşkınlıktan, taşkınlıktan, her türlü ahlaki, İktisadî, sosyal dengesizlikten uzak olmanın yolu; dengeli olmak yani Allah adamı olmaktır. Dengeli uyumlu bir hayat yaşayanlar; iki âlemde de mutlu olurlar.

Bu sayımızda sizlerin huzuruna, dengeli ve güzel ahlakı ile insanlığa numune olmamıza vesile olması duasıyla "Ramazan ve Ahlak Eğitimi" dosyasıyla çıkıyoruz.

Elinizde, gündeminizde ve gönlünüzde olmamıza vesile olan makaleleri için kıymetli yazarlarımıza, teşekkürlerimizi arz ediyor; siz vefalı, fedakâr ve hassas okurlarımızı dergimizi baştan sona okumaya davet ediyoruz.

Mart sayımızda buluşmak duasıyla.

518. Sayı Şubat 2026