اَلرَّبُّ , Adem KarataÅŸ
Sayı : 520   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Esma-ül Hüsna

Adem KarataÅŸ

اَلرَّبُّ

  • 03 Nisan 2026
  • 6 Görüntülenme
  • 520. Sayı / 2026 Nisan



Er-Rabb; Varlıklar âlemini yaratan, varlıkları terbiye ederek geliştiren, varlıkları maddi ve manevî olgunluğa götüren, terbiyenin bütün gereklerine mâlik ve her şeye sahip olan.

Her Müslüman kendisi için gerçekte Allah'tan başka Rabb olmadığını bilmelidir. Buradan hareketle, elinin altında bulunan, eğitim ve bakımı kendisine bağlı olanlara güzel davranmalı, onları en iyi şekilde yetiştirmeye, ihtiyaçlarını karşılamaya ve işlerini bir düzene sokmaya çalışmalıdır. Böylece onları yavaş yavaş yükseltmeli, gelişmelerine yardımcı olmalı ve Allah'ın kendisini koruyup gözettiği gibi o da onları koruyup gözetmelidir.

ER-RABB: "Lügatte Rabb kelimesinin kökü "ra-be-be" olarak kaydedilmiştir ve asıl anlamı terbiye etmek/yetiştirmektir. Bu da bir şeyi olgunluk seviyesine gelinceye kadar aşama aşama inşâ etmek anlamına gelir." (Lisânü'l-Arab, İbn Manzûr, r-b-b madesi)

"Araplar çocuğu terbiye edene: "Rabbü'l-Veled" derler. Bu kök anlamı genişleyerek "Sahip olmak, babalık etmek" manasına ulaşır. Zira terbiye eden babalık etmiş olur. Babalık eden ise büyük ve üstün olandır." (En Güzel İsimler O'nundur, Rukiye Kürkçü TORUK, s.352)

"Rabb; mâlik/sahip, efendi, kayyım/yönetici, kendisine itaat edilen işleri tedbir eden/düzenleyen, eğiten/terbiye eden, muslih (ıslah eden), nimet veren, mabud gibi birçok manada kullanılır." (Lisânü'l-Arab, İbn Manzûr, r-b-b madesi)

Rabb, terbiye manasına gelen bir masdar olduğu hâlde, mübalağa maksadıyla terbiye edene isim olarak verilmiştir. Masdarına da "rubûbiyet" denilmiştir ki, "çok adaletli" "addele" (adâletin kendisi) denilmesi gibidir.

İşte bu mübalağa manasından dolayı "rabb" yalnız terbiye eden ile eş anlamlı değil, aynen, "terbiye" gibi olan ve bundan dolayı zorla ele geçirme, üstün gelme, ihsan, idaresi altına alma ve tasarruf etme, öğretme, yol gösterme, teklif, emir ve yasak, teşvik, korkutma, gönlünü alma, azarlama gibi terbiye için gerekli olan bütün şeylere sahip, kuvvetli, mükemmel ve kusursuz olan bir terbiye edici demek olur. Bundan dolayı sahip ve mâlik manasına da gelir.

İbnü'l-Esîr der ki: "Sözlükte er-Rabb kelimesi; mâlik, efendi, idare eden, terbiye eden, işleri yürüten ve nimet veren anlamalarında kullanılmaktadır." (En-Nihâye fî Garibi'l-Hadis ve'l-Eser, İbnü'l-Esîr, c.2, s.179)

Er-Rabb Esmâsının Istılah Anlamı:

Er-Rabb; Varlıklar âlemini yaratan,

Er-Rabb; Varlıkları terbiye ederek geliştiren,

Er-Rabb; Varlıkları maddi ve manevî olgunluğa götüren,

Er-Rabb; Terbiyenin bütün gereklerine mâlik ve her şeye sahip olan.

Herevî şöyle der: "Bir şeyi ıslah eden/düzelten ve eksikliklerini tamamlayan kimse hakkında: "Onu ıslah etti." denilir. Allah'ın Kitaplarını koruyan/gereklerini yerine getiren kimselere verilen "Rabbâniyyun" ismi de bu kökten gelmektedir." (El-Câmiu li Ahkâmi'l-Kur'ân, Kurtubî, c.1, s.133)

El-Halîmî der ki: "Er-Rabb, yarattığı her şeyi olgunlaştırıp onu takdir ettiği kemâle erdirendir. Buna göre; O,  spermayı bel kemiği ile kaburga kemiği arasından çıkarıp anne rahminde döllendiren, sonra onu bir kan pıhtısı hâline, ardından da bir et parçasına dönüştüren, sonra onu kemik hâline getiren, sonra kemiğe et giydiren, sonra anne karnında bedenine ruh veren, sonra onu başka bir varlık olarak küçük ve zayıf olarak anne karnından çıkaran, sonra büyüyünceye kadar onu çocukluk ve gençlik gibi evrelerden geçiren, ardından olgunlaştıran, sonra ihtiyarlatan ve bu dünya hayatına son veren varlıktır. Allah'ın yarattığı bütün varlıklar böyledir. Doğar, büyür ve ölür. Bu süreçte onları ayakta tutan ve kendilerine hayat veren O'dur.  Allah, kendisinin belirlediği şekilde her canlıya bir biçim vermiştir. O, insanların bedenlerini dilediği şekilde yaratan, onlara bir süre belirleyip ardından varlıklarına son verendir." (Esmâ-i Hüsnâ, Heyet, s.160)

İbn Kayyim el-Cevziyye de: "Âlemlerin Rabbi" ayetini açıklarken şunları söylemiştir: "Âlemlerin Rabbi sözüyle ilgili olarak; Allah sübhânehû'nun Âlemlerin Rabbi olması, âlemlerde tasarrufta bulunduğu, âlemleri idare ettiği, âlemler içinde emrinin her an yürürlükte olduğu, yaratarak, rızık vererek, öldürerek, hayat vererek, alçaltarak, yükselterek, bahşederek, mahrum bırakarak, aziz kılarak, zelil ederek, kendi dilemesine göre tasarrufta bulunarak her an ve her hâlde âlemlerle birlikte bulunduğu manalarını içermektedir. Bunun inkâr edilmesi Allah'ın Rabliğinin, İlâhlığının ve Melikliğinin inkâr edilmesi demektir." (Es-Savâ'iku'l-Muhrika, İbn Hâcer el-Heytemî, c.4, s.1223)

Rabb: Terbiye eden, yaratan, besleyen, mâlik, en mükemmel sahip, tutan ve idare eden anlamlarına gelir.

"Rabb ismi, yüce Allah'ın umumi isimlerindendir. Âlemlerin devamını sağlayan yüce Allah, onların Rabbi'dir. Allah'ın her türlü eksiklikten münezzeh olan Rubûbiyeti ve O'nun neticesi olan terbiyesi, besleyip büyütmesi olmasaydı kâinatta ne varlıktan ne de tekâmülden hiçbir eser bulunmazdı. Eğer bir kemâlimiz, bir terbiyemiz, ölçülü bir şekilde doğmamız, büyümemiz, yaşamamız ve ölmemiz varsa, bunlarda yüce Allah'ın Rabb sıfatının yansımasını görmemek mümkün değildir. Bu âlemde görülen ve bilinen her şeyde yüce Allah'ın sıfatlarının belirtisi vardır.

Kur'an-ı Kerim'de 969 defa geçen "Rabb" kelimesi hadislerde er-Rabb ( اَلرَّبُّ ) ÅŸeklinde Elif lamlı (ma'rife) olarak kullanılmış ise de Kur'an'da ma'rife ÅŸekli hiç kullanılmamıştır." (Ayet ve Hadislerin Işığında Allah'ın İsim ve Sıfatları Esma-i Hüsna, Prof. Dr. İsmail KARAGÖZ, s.119)

"Er-Rabb ismi, mutlak olarak kullanıldığında yalnızca Allah için kullanılır. Ancak isim tamlaması ile kullanıldığında hem Allah için hem de diÄŸer varlıklar için kullanılabilir. "Atın sahibi" anlamında (رب الفرس  ), "Evin sahibi" anlamında (رب الدار  ) örneklerinde olduÄŸu gibi." (Müfredât, Ragıb el-İsfehânî, s.184)

Allah'a En Çok Rabb Esmâsı ile Dua Ederiz

Er-Rabb ismi, Allah sübhânehû'ya yapılan dualarda çok kullanılan bir isimdir. Er-Rabb ismini diğer isimlerden ayıran en önemli fark, Allah sübhânehû'ya teveccüh eden tüm kulların, bu güzel isimle O'na yönelmesidir. Öyle ki, bu güzel isim âdeta tüm kulların, Rabb'i olan Allah sübhânehû'ya seslenirken kullandığı, O'nunla iletişime geçtiği anahtar bir kelimedir. Er-Rabb ismi, başta Nebî ve Rasûller olmak üzere, Allah'ın tüm seçkin kullarının Allah'a olan bir nidâsıdır.

رَبَّنَا إِنَّنَا سَمِعْنَا مُنَادِيًا يُنَادِي لِلْإِيمَانِ أَنْ آمِنُوا بِرَبِّكُمْ فَآمَنَّا رَبَّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّ?َاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ الْأَبْرَارِ 

Meali: "Ey Rabbimiz! Gerçek şu ki biz, Rabbinize inanın! diye imana çağıran bir davetçiyi/Peygamber'i/Kur'an'ı işittik, hemen iman ettik. Artık bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, ruhumuzu iyilerle beraber al, ey Rabbimiz!" (Âl-i İmran, 3/193)

Şeddâd b. Evs'den rivayetle; Rasûlullâh (sav) bana: "İstiğfar etmenin en güzelini sana öğreteyim mi? buyurdu ve (kendisi okumaya başladı):

اَللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ خَلَقْتَنِي وَأَنَا عَبْدُكَ وَأَنَا عَلَى عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَيَّ وَأَبُوءُ بِذَنْبِي فَاغْفِرْ لِى فَإِنَّهُ لاَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ أَنْتَ

Okunuşu: "Allâhümme ente Rabbî lâ ilâhe illâ ente ?alaqtenî ve ene abdüke ve ene alâ ahdike ve va'dike mesteda'tü euûzü bike min şerri mâ sana'tü ebûüleke biniı'metike aleyye ve ebûü bizembî fağfirlî fe innehû lâ yağfiruzzünûbe illâ ente."

Manası: "Allah'ım! Sensin benim Rabbim! Senden başka gerçek ilâh yoktur. Beni Sen yarattın, ben de Senin kulunum. Gücümün yettiği kadar Sana, vermiş olduğun ahdine ve va'dine bağlıyım. Yaptıklarımın şerrinden Sana sığınırım

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

520. Sayı Nisan 2026