? اَلْأَحَدُ & اَلْواَحِدُ ? , Adem KarataÅŸ
Sayı : 519   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Esma-ül Hüsna

Adem KarataÅŸ

? اَلْأَحَدُ & اَلْواَحِدُ ?

  • 02 Mart 2026
  • 7 Görüntülenme
  • 519. Sayı / 2026 Mart



El-Ehad; Erkeklik ve dişiliği olmayan, bütün noksan sıfatlardan münezzeh olan, Vâcibü'l-Vücud olup varlığı, kendi zâtının gereği olduğu için, bir benzeri mümkün olmayan, zâtında eşi, benzeri, dengi bulunmayan, aâtında kısımlara ayrılması muhal olan, parçalanmayan, ikilenmeyen, ikincisi bulunmayan, bir mekân ve cihette bulunmayan, cisimlere ait özelliklerden uzak olan, yegâne bir, tek olan, mutlak vasıf olarak, sadece Allah hakkında kullanılır.

EL-VÂHIİD & EL-EHAD: Sözlükte bir, tek, yegâne ve biricik anlamlarına gelir.

"El-Ehad; "Bir, yegâne, bir tek" anlamına gelen ehad'ın, vahd (الوحد) veya vahde (الوحدة) kökünden türetilen vahad kelimesindeki vav harfinin hemzeye çevrilmesiyle ortaya çıkmış bir isim olduÄŸu kabul edilir. Aynı kökten türemiÅŸ olan Vâhıid de aynı veya yakın anlamda olmak üzere Allah'ın isimleri arasında yer alır." (T.D.V. İslâm Ansiklopedisi, c.1, s.483)

"El-Vâhıid; Lügatta zât veya sıfatta infiradı (tekliği ve tek olmayı) ifade eder." (Esmâ-i Hüsna Şerhi, Prof. A. Hüseyin AKİL, s.673)

"Vâhıid ismi, ism-i fâil kalıbındadır ve bu kalıp süreklilik bildirir. Allah'ın birliğinin sonsuzluğu ile şirkin imkânsızlığı bu isimde bir arada ifade edilmiş olur." (99 Esma Sonsuz Mana, Fatma BAYRAM, s.248)

El-Ehad Esmâsının Istılah Anlamı:

El-Ehad; Erkeklik ve diÅŸiliÄŸi olmayan,

El-Ehad; Bütün noksan sıfatlardan münezzeh olan,

El-Ehad; Vâcibü'l-Vücud olup varlığı, kendi zâtının gereği olduğu için, bir benzeri mümkün olmayan,

El-Ehad; Zâtında eşi, benzeri, dengi bulunmayan,

El-Ehad; Zâtında kısımlara ayrılması muhal olan,

El-Ehad; Parçalanmayan, ikilenmeyen, ikincisi bulunmayan,

El-Ehad; Bir mekân ve cihette bulunmayan,

El-Ehad; Cisimlere ait özelliklerden uzak olan,

El-Ehad; Yegâne bir, tek olan,

El-Ehad; Mutlak vasıf olarak, sadece Allah hakkında kullanılır.

"El-Ehad; Cisim (artma ve eksilme kabul eden, uzunluğu, genişliği, yüksekliği ve derinliği bulunan, birden çok cevherin birleşmesinden oluşan, toplanma, ayrılma, hareket ve sükûn özelliği olan varlık), cevher (boşlukta yer tutan, bölünmeyen varlık) ve araz (varlığı kalıcı ve devamlı olmayan, varlığı cevher ile kâim olan, gelip geçici olan, varlığı için bir mekâna ihtiyacı olmayan), bir cihette bulunmayan, cisimlere ait özelliklerden uzak olan, bir tek ilâh anlamındadır." (Esma-i Hüsna, Prof. Dr. İsmail KARAGÖZ, s.107)

Fahreddin er-Râzı'ye göre el-Ehad: "Allah'ın zât, sıfat ve fiillerinde cüz ve parçalara ayrılmaması demektir." ( Levâmi', Fahreddin er-Razi, s.312 - Esma-i Hüsna, Prof. Dr. İsmail KARAGÖZ, s.107)

İbn Kayyum el-Cevziyye de der ki: "El-Ehad ismi, Allah-ü Teâlâ'nın rablik ve ilâhlıkta tek olduğu anlamını taşımaktadır." (Bedâi'ul-Fevâid, İbn Kayyum el-Cevziyye, c.1, s.146 - Esmau'l-Hüsna, Abdülaziz b. Nâsır el-Culeyyil, s.126)

Tevhid, İslâm'ın temel inançlarından biridir ve Allah'ın birliği prensibini vurgular. "Lâ ilâhe illallâh" ifadesi, "Allah'tan başka ilâh yoktur" demektir ve bu ifade tevhidin temelini oluşturur. Allah'ın ?Ehad' ismi de bu birlik ilkesini vurgular ve İslâm felsefesindeki tevhid düşüncesini destekler.

İslâm felsefesinde Allah'ın ?Ehad' oluşu, tevhid ilkesinin merkezi bir unsuru olarak kabul edilir. Tevhid, Allah'ın bir ve eşsiz olduğunu ifade eden inanç sistemidir. Allah'ın ?Ehad' oluşu, birliği ve eşsizliği vurgular.

El-Vâhıid Esmâsının Istılah Anlamı:

El-Vâhıid; Allah zâtında, isim ve sıfatlarında eşi, benzeri ve örneği bulunmayan,

El-Vâhıid; Allah işlerinde, hükümlerinde ortağı olmayan,

El-Vâhıid; Parçalara bölünmeyen yegâne varlık,

El-Vâhıid; Kadîm ve ezelî oluşta tek olan,

El-Vâhıid; Mutlak ve sonsuz bir.

Ez-Züccâcî der ki: "El-Vâhıdü'l-Ehad', ?Allah'ın bir ve tek olması" terkibi genellikle birlikte kullanılır." (Esma-ül Hüsna, Heyet, s.343)

a) Ezelde, yalnız Allah vardı. Başka hiçbir şey yoktu. Rasûlullâh şöyle buyurdu: "Sadece Allah vardı. O'nunla birlikte başka bir şey yoktu." (Buhârî, "Bed'ül-Halk", 1)

b) Bütün celâl ve kemâl sıfatları, sadece Allah'ta bulunmaktadır. Bu yönüyle yalnız O, bir ve tektir.

c) Bütün varlıkları idare eden ve işlerini yürüten, yalnız O'dur. Bir şeyi yaratmak ve yapmak için herhangi bir maddeye, süreye, âlete ve hazırlığa ihtiyacı yoktur.

İmam Gazâlî'ye göre el-Vâhıd: "O, Cevher-i Vâhıid/parçalanmayan, ikilenmeyen yâni bir eşi/ikincisi bulunmayan ve bölünmeyen yâni, parçası (boyutu) yok manasınadır. Meselâ nokta gibidir, parçası (boyutu) yoktur, taksim kabul etmez. Şânı yüce olan Allah Vâhıid (bir)'dir. Bunun manası zâtında bölünmeyi farzetmek muhâldir, imkânsızdır demektir." (İlâhi Ahlâk Esmâü'l-Husnâ, İmam Gazâlî, s.281)

"Vâhıid ve Ehad kavramları Allah hakkında kullanıldığında, "bölünmesi (tecezzî, inkısâm) ve sayısının artması (tekessür) mümkün olmayan bir, tek, yegâne varlık" manasını ifade eder. Buradaki birlik, herhangi bir sayı dizisinin ilk basamağı anlamında değildir; Allah'ın cüzlerden teşekkül eden birleşik (mürekkeb) bir varlık olmadığı, benzeri ve dengi bulunmadığı manasını taşır." (99 Esma Sonsuz Mana, Fatma BAYRAM, s.248) Aynı kökten gelmekle birlikte ehad ile vâhıid arasında kullanılış bakımından bazı farklar tespit edilmiştir.

"Ehad, genellikle nefy için kullanılır ve Allah'a nispet edildiğinde onun birliğini tenzîhî veya selbî (ne olmadığını belirten) sıfatları (celâl sıfatları) açısından anlatır. Nitekim İhlâs Suresi'ndeki Ehad, "ortağı ve benzeri yoktur, bu bakımdan O, bir ve tektir" anlamını taşır ve surenin daha sonraki ayetleri de bu manadaki birliği vurgular. Aynı sureye bundan dolayı Tevhîd adı da verilmiştir.

Ehad, bazı istisnalar dışında, müsbet kullanılışla Allah'tan başkasına nispet edilemez; bu sebeple de kelimenin çoğulu yoktur. Vâhıid ise, müsbet ifade ile kullanılır ve Allah'a nispet edilince O'nun birliğini, sübûtî (ne olduğunu belirten) sıfatlar (cemâl sıfatları) açısından anlatır; O'nun zâtında ve sıfatlarında benzeri bulunmayan bir ve yegâne olduğunu ifade eder. Nitekim zât-ı ulûhiyyetle ilgili olarak Kur'an-ı Kerîm'deki kullanılışında ilâh ve Allah lafızlarına sıfat olması da bunu gösterir. Çünkü Allah isminin tarifi içinde "bütün sıfatlarını ihtiva etmek" mefhumu vardır. Buna göre İhlâs Suresi'nin ilk ayetinde Allah lafzıyla sübûtî sıfatlara, Ehad ismiyle de selbî sıfatlara işaret edilmiş olur. "Birleşik (mürekkeb) olmamak, benzeri ve dengi bulunmamak" anlamında bir ve tek olan varlığın ezelî ve ebedî olması gerekir

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

519. Sayı Mart 2026