Bağımlılık İle Mücadelede Aile Ortamı Ve Çocuklar , Abdullah Büyük
Sayı : 519   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Başyazı

Abdullah Büyük

Bağımlılık İle Mücadelede Aile Ortamı Ve Çocuklar

  • 02 Mart 2026
  • 13 Görüntülenme
  • 519. Sayı / 2026 Mart



Bilinçli ve şuurlu aile, önce ibadetin, namazın, yani Allah'a kulluğun hikmetini, sebebini çocukların anlayacağı bir seviyede izah ederler. Bunları yaparken duayı da ihmal etmezler. Çünkü anne-babanın çocuklarına yapacağı dua, peygamberlerin kavimleri için yaptıkları dua gibidir. Çocukları sıkmadan, onlara bağırmadan, namazın, abdestin güzelliklerini güzelce izah ederek, akıllarını vardırırlar. Çocuklar öyle bir hale gelir ki, canları namaz kılmak ister.

Evin reisi olan insan, manevi yönden de hanımını tatmin etmekle mükelleftir. Hanımı ile meşru çerçevede ilgilenir, şakalaşır, latifelerde bulunur. Hayırlı kadın, kocası bakınca onu sevince boğan, talep edince (rica-istirham) beyine güzelce itaat eden, nefsi ve malında kocasının hoşuna gitmeyen şeyle ona muhalefet etmeyen kadındır. Çocuk, işte böyle bir aile ortamında yaşayarak, kendiliğinden eğitilir ve terbiye olur. Böyle bir evde kurallar değil, anne-babanın örnek hayatları öndedir.

Sizlere sunulacak bu tavsiye ve ölçüleri belli bir plan ve program dahilinde çocuklarınıza adeta meyve ikram eder gibi sunarsanız, bunda kazanan başta anne ve baba, daha sonra çocuklar ve nihayet ülke ve millet olacaktır.

1. Çocuklarınızla iletişiminizi, diyaloğunuzu gözden geçirin ve Hz. Ali'nin söylemiş olduğu şu sözü terazinin bir kefesine, sizin çocuklarınıza söz ve davranışlarınızı da diğer kefesine koyun ve ibreye bakın: "Çocuklarınızla 7 yaşına kadar oynayın, 15 yaşına kadar onlarla arkadaş olun ve 15 yaşından sonra onlarla istişare edin." Bir çocuğun olgunlaşmasına, şerefine, kişilik kazanmasına büyük tesir edecek bu güzel söz, her ailenin evinin en görünür yerine asacağı ve gereğini yapacağı bir sözdür.

2. Çocuklarınızla birlikte olduğunuz zamanlarda birlikteliğinize kalite kazandırın. Kaliteli olarak birlikte olacağınız yarım saat, kalitesiz birlikte geçireceğiniz saatlerden daha fazladır. Çocuğunuzla beraber aynı odayı, aynı sofrayı, hatta aynı koltuğu paylaştığınız halde, birinizin elinde TV kumandası, diğerinin elinde tablet olduğu halde saatlerce oturmanızın, ciddi faydası olamaz. Baba elindeki kumanda ve telefonu, evlât da elindeki tableti bırakır, göz göze gelerek, aynı konuyu üç-beş dakika birlikte paylaşır ve konuşurlarsa, işte bu birliktelik, çocuğun hayatında soğuk damga gibi iz bırakır. Babanın gözü TV'de olur da çocuğun bir sorusuna; "Şimdi önemli bir program izliyorum, kes sesini!" diyecek olursa, çocuk manevî olarak yıkılır ve perişan olur. Bugün ne yazık ki istenmeyen bu örnek, çoklarımızın günlük yaptığı tavırlardan olmuştur.

3. Çocuklara verilen cep harçlıklarını bir daha gözden geçirmeliyiz. Parayı ve zamanı kullanmak bugün çok zor bir hal aldı. Nice insanlar para ile kirlenmekte ve bozulmaktadır. Nice insanları bozan ve kirleten para, çocukları hayli kirletir ve bozar. Çocuklara verilecek paranın maksadı, hedefi belirtilmezse, kaş yapalım derken göz çıkarırız. Aile vardır, çocuğunu sadece büyütür. Yemek, içmek ve giymekte adeta sınır yoktur. Güya çocuğuna iyilik yapıyor zanneder. Ama birçok aile ise çocuklarını büyütmekle kalmaz, bir de yetiştirmeyi hedefler. Yani kısaca, bahçıvanlık da yapar. Çocuklarına bahçıvan olan ailelerin verdiği para, çocukları pek kirletmez

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

519. Sayı Mart 2026