Sayı : 527   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Hususi Fikirler

Mustafa Çelik

Kur'an Başarı Ve Beğeni Duygularını Nasıl Terbiye Eder?

  • 31 Ekim 2026
  • 9 Görüntülenme
  • 527. Sayı / 2026 Kasım



Başarı, insan için bir imtihandır; beğenilmek ise kalbin ihlâsını sınayan bir imkândır. İnsan bazen başarısızlık karşısında sabrını, başarı karşısında ise kulluğunu kaybeder. Kur'an'ın terbiyesi, insanı başarısızlığa mahkûm etmek değil; başarı karşısında haddini bilen, takdir karşısında istikametini koruyan bir şahsiyet hâline getirmektir.

Kur'an, başarıyı şükre, kabiliyeti tevazuya, ameli ihlâsa, üstünlük arzusunu takvaya, beğenilme ihtiyacını ise Allah'ın rızasını arama şuuruna dönüştürür. Çünkü insanın asıl meselesi başarılı olmak değil, başarının kendisini bozmasına engel olmaktır. Asıl mesele beğenilmek değil, beğenilme uğruna hakikatten uzaklaşmamaktır.

Kur'an; insana istikamet, hayata hikmet, gönle sekînet; derde deva, derde düşene şifadır. Çünkü Kur'an, yalnızca okunan bir kitap değil, yaşanan bir hayatın ilâhî rehberidir.

Kur'an, Allah'tan gelen fermandır; gönülleri aydınlatan nur, dertlere çare olan dermandır. Saîd Nursî der ki:

"Mariz bir asrın, hasta bir unsurun, alil bir uzvun reçetesi, ittibâ-ı Kur'an'dır." (Mektubat, Hakikat Çekirdekleri.)

Kur'an, fıtrat kitabıdır; başarının rehberidir; duyguların dilini çözen, insanın iç dünyasını hakikatle tercüme eden ilahî bir hitaptır.

Çünkü Kur'an, yalnızca insana ne yapacağını söylemez; niçin yaptığını, neye yöneldiğini, neden korktuğunu, neyi arzuladığını ve hangi duyguların esiri olabileceğini de öğretir.

. Fıtratın kitabıdır: İnsanı yaratılışının özüne, hakikatin ve tevhidin istikametine çağırır.

. Başarının rehberidir: Başarıyı yalnızca kazanmakta değil, kazanırken hakka bağlı kalmakta; yalnızca dünyada yükselmekte değil, Allah'ın rızasını kazanmaktadır.

. Duyguların tercümanıdır: Korkuyu tevekkülle, üzüntüyü sabırla, nimeti şükürle, öfkeyi adaletle, sevgiyi muhabbetle, arzuyu takvayla terbiye eder.

Kur'an, insanın duygularını inkâr etmez; onları vahyin ölçüsüyle terbiye eder. Çünkü terbiye edilmeyen duygu, insanı hakikatten uzaklaştırabilir; vahyin rehberliğindeki duygu ise insanı hakikate yaklaştırabilir.

Kur'an, insanın fıtratını tanıtan, başarısına istikamet kazandıran ve duygularına kulluk şuuruyla anlam veren ilahî rehberdir.

Kur'an, insanın başarılı olmasını engellemez; başarıyı kibre, ucba ve gösterişe dönüştürmesini engeller. İnsanların takdir edilmesini de mutlak biçimde reddetmez; insanın değer ölçüsünü insanların beğenisinden kurtarıp Allah'ın rızasına bağlar.

Çünkü başarı, insan için bir imtihandır; beğenilmek ise kalbin ihlâsını sınayan bir imkândır. İnsan bazen başarısızlık karşısında sabrını, başarı karşısında ise kulluğunu kaybeder.

Kur'an'ın terbiyesi, insanı başarısızlığa mahkûm etmek değil; başarı karşısında haddini bilen, takdir karşısında istikametini koruyan bir şahsiyet hâline getirmektir.

1. Başarı duygusunu şükürle terbiye eder:

Allah Teâlâ şöyle buyurur:

"Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin." (Bakara, 2/152)

Kur'an terbiyesinde başarı, yalnızca kişinin zekâsının, gayretinin ve kabiliyetinin eseri olarak görülmez. İnsan çalışır, sebeplere sarılır; fakat sahip olduğu imkânları, fırsatları ve neticeleri yaratanın Allah olduğunu bilir.

Bu bilinç, başarıyı kibre değil şükre dönüştürür.

Başarı karşısında sorulması gereken soru şudur: "Ben ne kadar büyüdüm?" değil, "Allah'ın bana verdiği imkânlarla ne kadar hayır ürettim?"

Şükür, başarıyı küçültmez; başarı sahibini kulluk şuuruyla büyütür.

2. Başarıyı kendine mal etme hastalığından korur:

Karun'un kıssası, başarı ve servet karşısında gelişen benlik iddiasının çarpıcı bir örneğidir. Karun şöyle der:

"Bu bana ancak sahip olduğum bilgi sayesinde verilmiştir." (Kasas, 28/78)

Karun'un yanılgısı, sahip olduğu imkânların varlığını inkâr etmemesi değil; bunları kendisini merkeze alan bir üstünlük iddiasına dönüştürmesidir

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

527. Sayı Kasım 2026