Sayı : 527   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Esma-ül Hüsna

Adem Karataş

اَلْمَلِيكٍ ?& اَلْمَلِكُ ?

  • 31 Ekim 2026
  • 10 Görüntülenme
  • 527. Sayı / 2026 Kasım



El-Melik; İnsanları belli bir hedef için yaratan, onları başıboş bırakmayan, mükemmel idareci, idaresinde eşsiz, benzersiz olan, varlıklar üzerinde emretme hakkına sahip, emirleri tutulan, görünen ve görünmeyen bütün âlemlerin gerçek sahibi ve hükümdarı, helâl ve haram koyan, hak ve bâtılın sınırlarını çizen, hem insanları yaratan hem de onların hayatına ve yaşam tarzına müdahale eden, dilediğini yücelten ve dilediğini alçaltan, kullarının işlerinde istediği gibi tasarruf eden, bütün canlıları öldürme ve diriltme özelliğine sahip olan, evrenin, görünen ve görünmeyen her şeyin sahibi, hem kıyametin başlamasında hem de kıyamette olacak olaylar konusunda tek söz ve yetki sahibi, insanları yaptıklarından dolayı sorgulayacak olan mutlak hüküm ve egemenlik sahibi. 

EL-MELİK: Mâlik (ve sahip) olmak, (elinin altında bulundurup tek başına tasarruf etmek), istilâ etmek ve hükmetmek anlamlarındaki "m-l-k" kökünden türemiş bir sıfat olan Melik; "görünen ve görünmeyen âlemlerin sahibi," emir, hükümdar ve yönetici demektir.

Mülk: Hükümranlık ve egemenliktir.

"Mülk", eşya üzerindeki tasarruf yetkisini ifade eder.

Mülk: Peygamberlik, kudret, yönetme gücü, zafer, egemenlik, ilim, servet, itibar, akıl, sağlık gibi her türlü maddî ve manevi imkândır.

Mülk; O'nun emir ve fiiliyle tasarrufta bulunulan her şeydir.

Mülk, hem mülk-i şehâdet -görünürler âlemi- ve hem de mülk-i gayb -görünmezler âleminin- mutlak ve yegâne mâliki, sâhibi demektir.

El-Melik Esmâsının Istılah Anlamı:

El-Melik; İnsanları belli bir hedef için yaratan, onları başıboş bırakmayan,

El-Melik; Mükemmel idareci,

El-Melik; İdaresinde eşsiz, benzersiz olan,

El-Melik; Varlıklar üzerinde emretme hakkına sahip,

El-Melik; Emirleri tutulan,

El-Melik; Görünen ve görünmeyen bütün âlemlerin gerçek sahibi ve hükümdarı,

El-Melik; Helâl ve haram koyan,

El-Melik; Hak ve bâtılın sınırlarını çizen,

El-Melik; Hem insanları yaratan hem de onların hayatına ve yaşam tarzına müdahale eden,

El-Melik; Dilediğini yücelten ve dilediğini alçaltan,

El-Melik; Kullarının işlerinde istediği gibi tasarruf eden,

El-Melik; Bütün canlıları öldürme ve diriltme özelliğine sahip olan,

El-Melik; Evrenin, görünen ve görünmeyen her şeyin sahibi, 

El-Melik; Hem kıyametin başlamasında hem de kıyamette olacak olaylar konusunda tek söz ve yetki sahibi,

El-Melik; İnsanları yaptıklarından dolayı sorgulayacak olan mutlak hüküm ve egemenlik sahibi. 

İbn Kesîr: "Kendisinden başka hak ilâh bulunmayan Allah Melik'tir. Yani Allah-ü Teâlâ hiçbir mübalağa ve karşı koyma olmaksızın üzerinde tasarruf ettiği şeylerin hepsinin mâliki, mutlak sahibidir." (Tefsîri'l-Kur'ân'il-Azîm, İbn Kesîr, c.4, s.343)

Melik, varlığın dış yüzü yani görünen ciheti olan "mülk" ve varlığın iç yüzü yani görünmeyen ciheti olan "melekût" üzerinde mutlak tasarruf sahibidir. Bu tasarrufatında, ne zatında ne de sıfatında hiçbir varlığa ihtiyacı yoktur. Şeriksiz (ortaksız) ve muinsiz (yardımcısız) ezelden ebede kadar saltanat şeklindeki idare ve tedbir O'nun elindedir.

El-Melik İsm-i Şerifi'nin Kur'an İçerisinde İncelenmesi:

"Mülk kavramı kırk ayette Allah'a nispet edilmektedir. Birçok ayette de kendilerine tanrılık nispet edilen nesnelerin zarar verme veya zarar bertaraf etme, yarar sağlama, rızıklandırma, insanlara hitap etme, hayatı veya ölümü yaratma gibi fiillere mâlik olmadıkları belirtilerek mülk kavramı dolaylı bir şekilde zât-ı ilâhiyyeye izâfe edilmiştir." (El-Mu'cem, M. Fuat Abdülbâkî, "mlk" md.)

"Mâlik olma, kudret ve tasarrufu altında bulundurma" anlamındaki mülkün, sadece Allah'a mahsus olduğu otuz kadar ayette tekrarlanmış, bunların yarıdan çoğu "görünür ve görünmez âlemler" manasına yorumlanabilecek "semâvat ve arz" çerçevesinde şekillendirilmiş, dört yerde de ahiretteki mülkiyete atıfta bulunulmuştur:

1) El-Melekût; Büyük, geniş ve mutlak yegâne melik demektir.

Melekût, "melekî âlem, melekler âlemi; göklerdeki mutlak saltanat, gayb âlemindeki hakiki iktidar, hükümranlık; töre" gibi anlamları karşılamak üzere kullanılmaktadır.

"Hükümranlık, kudret ve azamet" manasına alınan ve daha çok görünmeyen âlem için kullanılan "melekût" kelimesi, Cenâb-ı Hakk'a izafe edildiği iki ayette (Bkz.Mü'minûn, 23/88; Yâsîn , 36/83) Allah'ın her şeyin mülkiyet ve tasarruf hakkını kendi elinde bulundurduğunu ifade eder.

2. a) İki ayette "el-Melikü'l-Hakk', ?Gerçek hükümdar" (Bkz.Tâhâ, 20/114; Mü'minûn, 23/116) ismiyle birlikte zikredilmiş.

Bu ayet-i kerimelerde Allah'ın "melik" oluşu, "hakk" kelimesi ile nitelenmiştir. Çünkü O, gerçek Melik'tir. O, mülk ve otoritesinde hiçbir kimseye ve hiçbir şeye muhtaç değildir. İnsanlardan olan diğer melikler O'na muhtaçtır. O, dilediğini yapar veya yaptırır. Vaadi umulur ve va'dinden korkulur.

2. b) İki ayette "el-Melikü'l-Guddûs', "Her türlü eksiklikten münezzeh" (Haşr, 59/23; Cum?a, 62/1) ismiyle birlikte zikredilmiş.

Bu ayet-i kerimelerde, Allah'ın hükümdarlığının her türlü eksiklik, kusur ve ayıptan uzak olduğu vurgulanıyor.

3) "Meliki'n-Nâs", Nâs Suresi'nde de "Rabb" ve "İlâh" isimleri arasında yer almıştır:

مَلِكِ ?لنَّاسِ

Meali: "İnsanların meliki/hükümdarı." (Nâs, 114/2)

"Nâs Suresi'nde Allah, Rabb oluşu ile bütün varlıkları yaratmış, Melik oluşu ile hepsine üstün gelmiş, İlâh oluşu ile de onlara kendisine ibadet etmelerini emretmiştir." (Esma-ül Hüsna, Heyet, s.315)

Bu ayet-i kerime 'de de Allah'ın insanları yaratan, terbiye eden, yetiştiren, akıl, güç, kuvvet ve mülk veren, dilediğini aziz dilediğini zelil edebilen, insanların meliki demektir

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

527. Sayı Kasım 2026