Sayı : 455   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Hususi Fikirler

Mustafa Çelik

İnsanın İnsan Kalması İslam İle Kaimdir

  • 05 Kasım 2020
  • 36 Görüntülenme
  • 455. Sayı / 2020 Kasım
Yazarın Diğer Yazıları
Mustafa Çelik
Tüm Yazı Arşivi



Bu dünyada insan ve Müslüman kalmak istiyorsak din ile ahlâkı birbirinden ayırmayacağız. Dinî varlığımızın gücü ahlâkın ikamesini dava edinmemize bağlıdır. Ahlâkı olmayanın dindarlığı daim olmaz. Ahlâkî çöküntünün önlenemediği cemiyetlerde, toplumsal ve ruhsal yozlaşma birçok problemi beraberinde getirir. Kur’an-ı Kerim, ahlâksızlığı sebebiyle yok oluşları anlatılan pek çok kavmin (Nuh kavmi, Âd kavmi, Semûd kavmi, Sodom ve Godom) ibret hikâyeleri ile doludur.

 

Kur’an her gün insanoğluna yüksek sesle sesleniyor: Ey insanoğlu! Sen, şerefli doğdun, şerefli yaşa, İslâm’ı fert, aile, cemiyet ve devlet seviyesinde hayata amir kılma uğruna o bencil nefsini, vur taştan taşa. Önce yüreğinde sonra hayatında İslâm’ı yegâne amir yapmazsan çıkamazsın, şeytanla başa!

 

 

 

Yeryüzünde insanın fıtratını koruyan ve kollayan yegâne nizam İslâm’dır. İslâm, eskimez, pörsümez evrensel değerler bütünüdür. Asrımızdaki insanın dramı; İslâm dininin ürünü değil, İslâm dışı sistemlerin ürünüdür. İslâm’sız geçen her gün sadece insanî bunalımların dosyasını kabartıyor. Cezaevlerine yeni bir ranza, cinayetlere yeni kurbanlar, sönen yuvalara yeni enkazlar, çocuğa, kadına, yaşlıya, yani toplumların en zayıf kesimlerine en dayanılmaz acılar getiriyor... Suç yaygınlaşıyor, insan ruhunu yücelten değerler, her gün biraz daha az insanın yüreğine sığınmak zorunda kalıyor. Asrımızda ortaya çıkmış olan AİDS, cinsel sapmalar, uyuşturucu krizleri, zührevî hastalıklar, alkolizm, sakat çocuklar, neslin tükenişi, doğurganlığın duruşudur. İnsanın, Rabbin çerçevesinden, dinin erdemlerinden soyunuşunun bedelleridir. Ama bunu insan nasıl anlayacak? Hala yaşadığını, hala güçlü olduğunu, hala Allah'a ihtiyacı bulunmadığını sanıyor. "Kendi şartımı kendim belirlerim" ukalalığını elden bırakmıyor. Oysa azıcık nefes alabilecek bir hava varsa etrafında o bile ilk insandan bu yana gelen din kaynaklı erdemlerin ürünü. İnsanın, her türlü sıyrılma çabasına rağmen, bir miras gibi bünyesine nüfuz etmiş din değerleri var diye insan var. İnsan, insan kalmazdı İslâm olmasaydı. Rabbimiz buyuruyor:

“Rahman, Kur’an’ı öğretti. İnsanı yarattı.” (Rahman, 55//1-3) Dikkat edilirse, bu ayet-i kerime’de; Kur’an’ın öğretilmesi, insanın yaratılışından önce zikredilmiştir. Oysaki Kur’an’ın nüzulünden önce insan yaratıldı. Bunun manası; insanın insan olmasının ve insan kalmasının yolu; Kur’an’a inanması, Kur’an’ı okuması, Kur’an’ı anlaması ve hayata amir kılmasında geçmektedir. Dolayısıyla Kur’an eğitim ve öğretimi, Kur’an’ın değerleri, bir bütün olarak insanlığın teminatlarıdır. Kur’an, insanoğlu için hem kulluk kitabı ve hem de güvenlik kitabıdır. Kur’anî değerleri yürürlükten kaldıranlar, güvenliklerini ortadan kaldıranlardır. Kur’an ile idare olunmayan fertler, aileler, cemiyet ve devletler, tehlike içindedirler. Onlar için emniyet ve güvenlikten bahsedilemez.

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

455. Sayı Kasım 2020