Ateşkes Kâğıt Üstünde Ateş Her Yerde , Ahmet Varol
Sayı : 519   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

İslam Aleminden

Ahmet Varol

Ateşkes Kâğıt Üstünde Ateş Her Yerde

  • 02 Mart 2026
  • 7 Görüntülenme
  • 519. Sayı / 2026 Mart



Amerika'da Epstein dosyasının gündemi büyük ölçüde meşgul etmesi ve dikkatlerin bu konuyla ilgili gelişmelere odaklanması da işgalci siyonistleri rahatlatan bir gelişme oldu. İşin gerçeğinde Epstein dosyasının baş aktörleriyle Gazze'de soykırım gerçekleştirenler aynı siyonist kafaya sahiptiler ve hepsi aynı ortak amaca hizmet ediyorlardı.

İşgal rejimi, Filistin'in kalbi durumundaki Kudüs'te de yoğun bir yahudileştirme faaliyeti yürütüyor. "Doğu Kudüs" olarak isimlendirilen bölgede Filistinlilerin evlerini "ruhsatsız" olduğu iddiasıyla yıkıyor. Oysa bu bölgede işgal rejimi Filistinlilere ev yapmaları için kolay kolay ruhsat vermiyor, verse de evin maliyetinin iki katına çıkacak miktarda resmi masraf çıkarıyor.

Mübarek Ramazan ayı aynı zamanda Müslümanlar arasında bir dayanışma ve yardımlaşma ayıdır. Bu vesileyle Müslümanlar birbirlerinin dertleriyle dertlenir, zorda kalanlara el uzatmaya, onların sıkıntılarını azaltmak için ellerinden geleni yapmaya çalışırlar.

İslâm dünyası aslında birliğini, gücünü ve izzetini temsil eden otoritesini kaybetmiş olmaktan dolayı uzun süreden beri sıkıntılı bir dönemden geçiyor. Bu yüzden çok farklı bölgelerde sorunlar yaşanıyor. Ancak bu günlerde en büyük zorluklarla ve sıkıntılarla karşı karşıya olan bölgelerin başında da Filistin'i zikredebiliriz.

İşgal rejimi Filistin topraklarındaki mazlum Müslümanlara yönelik baskılarını ve zulüm uygulamalarını Ramazan ayında kasıtlı bir şekilde artırmaktadır.

Filistin'in özellikle, 7 Ekim 2023'te başlatılan ve iki yıldan fazla sürdürülen soykırım savaşına şahit olan Gazze bölgesi, insanlık tarihinde benzerine nadir rastlanabilecek bir vahşetle karşı karşıya kalmanın sıkıntısı içindedir. Ancak Filistin'de yaşanan sıkıntıyı ve zorlukları sadece Gazze bölgesine indirgememek gerekir. Çünkü Gazze'de bu korkunç katliamı ve yıkımı gerçekleştiren siyonist vahşetin karakteri işgal altında tuttuğu tüm Filistin topraklarında kendini göstermektedir. O yüzden siyonist vahşetin işgali altındaki Filistin topraklarının tamamı sıkıntılı ve büyük zorluklarla karşı karşıyadır. Bu da temelde yatan sorunun, işgale son vermek ve gasp edilmiş haklarını geri almak isteyen direnişten değil siyonist vahşetten kaynaklandığını göstermektedir.

Gazze'de görünüş itibariyle ateşkes sağlanmış olsa da işgal güçlerinin saldırıları gündelik olarak devam ediyor. Yani işgal rejimi ateşkese riayet etmiyor. Savaş ve saldırılar rutin bir şekilde sürdürülüyor. Soykırım savaşı dönemindekine nispetle saldırı, öldürme ve yaralama sayısında düşme olsa da tehdit kesintisiz bir şekilde devam ediyor. Bu da ateşkesle birlikte can güvenliğinin oluşmaması anlamına geliyor. İşgalcilerin nerede, kimleri hedef alacağı bilinmediğinden tüm bölge halkı açısından bir can endişesine ve saldırı korkusuna yol açan güvensizlik durumu oluşturuyor.

Ateşkesin başlangıç aşamasında işgal güçleri saldırılarını ve ihlallerini bazen tamamen uydurma gerekçelere, aslı astarı olmayan iddialara dayandırıyorlardı. Ama daha sonra böyle birtakım gerekçeler öne sürme ihtiyacı duymadan da saldırmaya başladıklarından, asılsız iddialarla ateşkes ihlallerini ve saldırılarını gerekçelendirme işiyle uğraşma ihtiyacı duymaz oldular. Saldırılarında büyük çoğunlukla sivil ve savunmasız vatandaşları hedef alıyorlar. Öldürülenlerin önemli bir kesimini de yine çocuklar ve kadınlar oluşturuyor.

İşgal güçleri bir yandan da "sarı hat" olarak isimlendirilen hududun gerisinde kalan ve henüz işgal askerlerinin varlığını sürdürdüğü bölgelerde soykırım savaşının devam ettiği dönemde yapılan hava saldırılarında yıkılmamış binaları, uzaktan kumandalı robot bombalar kullanarak yerle bir ediyorlar. Bunun amacı ise bölgedeki ahalinin sığınabileceği, ayakları üstüne duran tek bir bina bile bırakmayarak bölge ahalisinin tümünü sokakta ve çadır kamplarında ikamet etmeye zorlamak.

İşgal güçlerinin ateşkes ihlalinde bu kadar rahat hareket edebilmelerinin ve ateşkese rağmen saldırılarını sürdürebilmelerinin sebebi tabii ki kendilerine hiçbir şekilde baskı yapılmaması

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

519. Sayı Mart 2026