Aile, bizim ilk bilgi hazinemizdir. Her Müslüman evi bir mekteptir, bu mektebin öğretmenleri anne-babalar, sıraları da onların sevgi dolu kucaklarıdır. Aile mektebimizin ders programı Allah'a kul olmak, namaz kılmak. İbadetlerde sabırlı olmak ve rızk endişesinden kurtulmaktır.
Dinde evlilik paylaşmak iken sanki modern zamanlarda birbirini paylamak olarak algılanır oldu. Ailede yaşanan erozyon kendiliğinden değil, kendi ellerimizle işlediklerimizden dolayıdır. İşlediğimiz günahlar, bulaştığımız haramlar, yaptığımız haksızlıklar işi bu kerteye getirdi. Aile ortadan kalkarsa, insanlık ve Müslümanlık biter. Aileyi itibardan düşüren her söylem, her tavır ve davranış, beşeriyet âleminin sigortasıyla oynamak manasına gelir.
İnsan, "Medeni-i bittab" dır. Yani insan, yaratılıştan gelen toplumsal bir varlıktır. Evet, insan yaratılış açısından sosyal bir varlıktır. Ve nerede ise bütün ihtiyaçlarını sosyalleşme ile elde edebilir. Mesela, insan ayakkabıya muhtaçtır, ama kendi ayakkabısını kendi dikemez, dikebilecek başka bir insana muhtaçtır. Bu anlamda insan bütün ihtiyaçlarını karşılıklı bir dayanışma ve yardımlaşma ile temin edebilir. İnsan için sosyalleşme bağlamında da ilk staj yeri ailedir. Yani aile, sosyal olanın; toplumun en küçük örneğidir. Aile ego savaşlarının yaşandığı yer değildir, olmamalıdır; bir iktidar kavgası, intikamların alındığı bir arena olamaz. Evlilik, egoların biz potasında eritildiği yerdir. Aile müessesesinde nefsin ve şahsın çıkarı değil, şahısların birlikte oluşturdukları ailenin menfaati önemlidir. Aile insanın fıtratıyla buluşması, fıtratını muhafaza ve müdafaa etmesidir. İnsanın insanlığını savunma kalesidir.
Abdullah b. Mesud (ra) anlatıyor: Biz Hz. Peygamber (sav)'in yanında olan ve evlenme imkânı bulamayan gençlerdik. Rasûlullah (sav) bize şöyle buyurdu: "Ey gençler topluluğu! Evlenme imkânı bulanınız evlensin. Çünkü evlenmek, gözü haramdan çevirmek ve iffeti korumak için en iyi yoldur. Evlenme imkânı bulamayan da oruç tutsun. Çünkü oruç, onun için bir tür korumadır." (Sahih-i Buhârî, "Nikâh", 3)
Enes b. Mâlik'ten (ra) naklediliyor:
"Peygamber'in ashâbından bazı kimseler Rasûlullah'ın eşlerine gelerek, onun yalnız başına iken yaptığı ibadetleri sordular. (Kendi ibadetlerini az görerek) birisi: Kadınlarla evlenmeyeceğim, birisi: Et yemeyeceğim, birisi de: Yatakta uyumayacağım, dedi. Onların bu sözlerini duyan Rasûlullah, önce Allah'a hamdedip O'nun yüceliğini dile getirdikten sonra şöyle buyurdu: Bazılarına ne oluyor da bu sözleri söylüyorlar? Hâlbuki ben namaz da kılarım, uyurum da; oruç da tutarım, tutmadığım da olur; kadınlarla da evlenirim. Her kim benim sünnetimden yüz çevirirse, benden değildir." (Sahih-i Müslim, "Nikâh", 5)
Peygamber Efendimiz (sav) ve diğer peygamberler ailesiz olmamışlar biz nasıl ailesiz yaşayabiliriz? Peygamberlerin davası aileyle yürümüştür. Beşeriyet âlemi aileyle var olmuştur. Aileyi yaşat ki insanlık yaşasın! Aileye değer vermek, evsizliği dayatan modernsitlere karşı evliliği savunmak, nesli beşere katkıda bulunup faydalı olmaktır. Rasûlüllah (sav) buyuruyor: "İnsanların en hayırlısı, onlara en faydalı olandır." (el-Aclûnî, Keşfü'l-Hafâ, 2:463; el- Münâvî, Feyzü'l-Kadîr, 3:481, no: 4044.) Aileyi koruyanlar, müessesesinin bekası için çalışanlar, insanların en hayırlılarıdır. Onlar olmazsa nesli beşer tükenecektir. Nesl-i beşerin bekası, aileyle, nikâhla kaimdir. Nikâhı gereksiz görüp aileyi ortadan kaldırmaya çalışanlar, beşeriyet âmenine karşı savaşanlardır.
İnsanoğlu için kendi dışında olanı tanıma, sınırları bilme, başkasıyla yaşama, başkasının sınırlarına saygı, farklılıkların bir arada olması/yaşayabilmesi, küçük çapta aile ortamında görülür, tecrübe edilir. İnsan, aile içinde sosyalleşir; başkasıyla yaşamayı, başkası için yaşayabilmeyi öğrenir. Kişi, ailede hem değerleri öğrenir hem bunları uygulama imkânı bulur. Dağda, inzivada ya da insanlardan uzak yerlerde insanın ahlakiliğinden bahsedilemez. Belki insan dışında diğer varlıklara karşı muamelede ahlakilik görülebilir ama ahlakiliğin insani boyutu ancak toplumda test edilebilir. Bunun da ilk alanı ailedir. İnsan, hayat arkadaşının olmasıyla ve kalbine karşılık bir kalbin bulunmasıyla, psikolojik ihtiyaçlarının büyük kısmına karşılık bulur. Evliliğin temelinde bu ihtiyacın karşılanması vardır. Evlilikte arkadaşlık ve dostluk boyutu var; hayatı paylaşma boyutu var; anne ve baba olma boyutu var. İnsan, evlilik sayesinde arkadaş, dost, anne ve baba olabilmektedir.
Aile, bizim ilk bilgi hazinemizdir. Her Müslüman evi bir mekteptir, bu mektebin öğretmenleri anne-babalar, sıraları da onların sevgi dolu kucaklarıdır
Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız