İstikbâlin anneleri olan kız evlâtlar, göz nuru mahiyette yetiştirilecek. Onlar saliha anneler olarak, nesilleri göz nuru ve gönül süruru olacak şekilde, iffet, takva ve faziletlerle büyütecek. Böylece toplum da bir takva toplumu hâline gelecek.
Helâl gıdaya çok ehemmiyet vermek lâzım. Zira lokma; haram veya şüpheli ise manevi hayata zehir saçar. Kalbe kasvet, ibadetlere karşı üşengeçlik ve Allah yolundaki hizmetlere karşı tembellik verir. Buna mukabil, yenilen lokmalar helâl ise o da gönül feyzini ziyadeleştirip ruhaniyeti takviye eder. Salih amellere rağbeti artırır, bedenle birlikte ruha gıda, sadra şifa olur.
İnsan yalnız yaşayamaz. Vahdaniyet, Cenab-ı Hakk'a mahsustur. İnsan, toplum hâlinde yaşar. Toplum da ailelerden meydana gelir. Aile düzgün olursa, fert de toplum da huzurlu olur, âbâd olur.
Cenab-ı Hak; bazı hakikatleri bize, dua şeklinde telkin buyurmuş. Furkan Suresi'nde okuyoruz:
".Rabbimiz! Bize gözümüzü aydınlatacak hanımlar ve zürriyetler bağışla ve bizi muttakilere önder kıl!.." (Furkan, 25/74)
Bu ayet-i kerimede, takvalı bir toplum için, evvelâ "hanımlar"ın hayırlı ve faziletli bir şekilde yetiştirilmesinin zaruri olduğuna bir işaret vardır.
İstikbâlin anneleri olan kız evlâtlar, göz nuru mahiyette yetiştirilecek. Onlar saliha anneler olarak, nesilleri göz nuru ve gönül süruru olacak şekilde, iffet, takva ve faziletlerle büyütecek. Böylece toplum da bir takva toplumu hâline gelecek.
Erkekler de bu toplumun salih babaları ve faziletli önderleri olacak. Nitekim erkekler ve kadınlar, birbirini tamamlayan hususiyetlere sahiptir.
Yani işin özü; Annesiyle, babasıyla ve evlâtlarıyla istikamet içinde yaşayan bir aile.
Çare bu. Hatta Cenab-ı Hak; insanlığı, ilk defa babası peygamber olan bir aileden neşet ettirdi.
Müteakip zamanlarda da; daima peygamberleri asil, iffetli, tertemiz, muttaki ve istikamet ehli ailelerden seçti. Hz. Nuh'un, Hz. İbrahim'in neslinden seçti.
Bu seçtiği ailelerden biri de İmrân Ailesi: İmrân, Hazret-i Meryem'in babası. Onun hanımının adının da Hanne Hatun olduğu bildiriliyor. Cenab-ı Hak; bu ailenin adını, Kur'an-ı Kerim'de bir sureye vererek, bize ideal örnek bir aile olarak takdim ediyor.
O devirde, evlâtları manen güzel terbiye etmek için, Beytü'l-Makdis'e adak olarak veriyorlardı. Tâ ki orada dini yaşasın ve yaşatsın, hizmet ve ibadetle meşgul olsun ve tebliğ için zahiren ve bâtınen hazırlansın. Yani asr-ı sadetteki ashâb-ı suffe misali bir eğitim alsın. Âdeta onun günümüze yansıyan şekli olarak da yatılı Kur'an kurslarının vazifesi de budur:
Yani İslâm'ı Kur'an ve Sünnet üzere yaşamak ve yaşatmak.
Meryem Validemizin annesi; henüz hâmile iken, karnındaki evlâdının derdine düşmüştü. Onu, erkek zannı ile de Beyt-i Makdis hizmetine adamıştı.
Demek ki;
? Bir anne veya baba, evlâdının/ciğerparesinin bir ibadet ve ruhaniyet neşvesi içinde salih veya saliha bir kul olarak yetişmesini isteyecek.
? Salih anne-babalar, evlâtlarının kendilerine bir sadaka-i câriye ve hayru'l-halef olmasını arzu edecek.
? Bu gayeler için evlâdını fedakârlık göstererek Allah yoluna adayacak.
Bunlar, İslâm'ı hazmetmiş bir anne-babanın imanının alâmetidir.
Hanne Hatun hâmile olduğu evlâdını erkek zannediyordu. Fakat kız olduğunu görünce vadinden dönmedi. Allah'a verdiği ahdine vefa gösterdi.
Evlâtların en büyük düşmanı şeytandır. Hanne Hatun da şeytana karşı Allah'a sığındı ve sığındırdı.
Şeytandan Allah'a sığınmak, sadece eûzu çekmekle olmaz. Sadece hacda cemrelere taş atmakla da olmaz.
Ne ile olur? Bütün hayatta, takva ve istikamet ile olur. Evlâtları; şeytanın güdümünde menfî çerçevedeki televizyon, internet, moda ve reklâmlarla baş başa bırakıp, sonra da eûzü çekmenin hiçbir manası yoktur.
Çünkü; Ayet-i kerimede bildirildiği üzere şeytan (gaflet ehlinin) mallarına ve evlâtlarına ortak olmaktadır. Günümüzde bu hâl çok ehemmiyet kesp etmektedir.
Hanne Hatun, sadece sözde kalmadı. Bilfiil Allah'a sığındı ve sığındırdı. Yani Allah'ın muhafazasına çocuğunu adadı. Kitâbullah mektebine, yani Beyt-i Makdis'e verdi. Kız kardeşinin beyi olan Zekeriyya (as)'a teslim etti.
Cenab-ı Hak da Hanne Hatun'un bu hâlis niyetle yaptığı adağını kabul buyurdu. Meryem Validemizi güzel bir filiz gibi yetiştirdi.
Meryem Validemiz; mescide hizmet ediyor, daima ibadetle meşgul oluyor, haramlardan uzak kalıyor ve ırzını iffetle koruyordu.
Günümüzde kız evlâtlarımızın, saliha hocahanımların bulunduğu Kur'an kurslarında tahsil görmelerini temin etmemiz zaruridir.
Meryem Validemize Cenab-ı Hak, büyük lütuflarda bulundu. İbadetle meşgul iken ona, Allah katından kerâmeten meyveler ikram edilirdi.
Bugün evlâtlarımızın rızkını, istikbâlini düşünüyoruz. Fakat bu düşünce bizi, ahiret tahsilini bıraktırarak, dünya tahsiline yönelme hatasına düşürüyor
Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız