اَلْماَنِعُ , Adem KarataÅŸ
Sayı : 508   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Esma-ül Hüsna

Adem KarataÅŸ

اَلْماَنِعُ

  • 31 Mart 2025
  • 13 Görüntülenme
  • 508. Sayı / 2025 Nisan



El-Mâni': Hikmetine binaen dilemediği şeylerin meydana gelmesine izin vermeyen, bütün kötü ve çirkin şeylere hikmeti gereği engel olarak kullarını koruyan, himaye eden, razı olduğu kullarını himaye eden, koruyan, kurtaran ve yardım edendir. Koruma yollarını ve çarelerini yaratmak suretiyle kullarını beden, namus, fikir, inanç şeref, aile bakımından eksikliklerden, tehlikelerden ve helâk olmaktan koruyandır.

EL-MÂNİ': Sözlükte "mahrum etmek, vermemek, engel olmak, önlemek, alıkoymak, savmak, korumak ve savunmak" manasındaki "men'" kökünden türemiş bir sıfat olan "mâni'", "kötü şeylere engel olan, bunların gerçekleşmesine müsaade etmeyen, koruyan ve cimri" anlamlarına gelir.

"El-Mâni'; "menea" kök fiilinden türetilmiş ism-i fâil kelimedir. Araplar sarp dağlar için "Cebelü'n-Mâni'" sağlam kaleler için de "Hısu'n-Mâni'" derler. Çünkü bu tür kaleler, kendisine sığınanları korur, zarar görmelerine mâni olur." (Esma-ül Hüsna, Heyet, s.320) Bu ifade Kur'an'da da kullanılmıştır:

هُوَ الَّ?ذِٓي اَخْرَجَ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ مِنْ دِيَارِهِمْ لِاَوَّلِ الْحَشْرِ* مَا ظَنَنْتُمْ اَنْ يَخْرُجُوا وَظَنُّٓوا اَنَّهُمْ مَانِعَتُهُمْ حُصُونُهُمْ مِنَ اللّ?هِ فَاَت?يهُمُ اللّ?هُ مِنْ حَيْثُ لَمْ يَحْتَسِبُوا وَقَذَفَ فِي قُلُوبِهِمُ الرُّعْبَ يُخْرِبُونَ بُيُوتَهُمْ بِاَيْدِيهِمْ وَاَيْدِي الْمُ?ْمِنِينَ فَاعْتَبِرُوا يَٓا اُولِي الْاَبْصَارِ 

Meali: "Ehl-i Kitap'tan inkâr edenleri ilk sürgünde yurtlarından çıkaran O'dur. Siz onların çıkacaklarına ihtimal vermemiştiniz. Onlar da kalelerinin kendilerini Allah'a karşı koruyacağını sanmışlardı. Ama Allah'ın azabı hiç beklemedikleri bir yerden geliverdi; Allah yüreklerine korku düşürdü, öyle ki, evlerini hem kendi elleriyle hem de müminlerin elleriyle yıkıyorlardı. O hâlde ibret alın ey akıl sahipleri!" (Haşr, 59/2)

El-Mâni': Hikmetine binaen dilemediği şeylerin meydana gelmesine izin vermeyen.

El-Mâni': Bütün kötü ve çirkin şeylere hikmeti gereği engel olarak kullarını koruyan, himaye eden.

El-Mâni': Razı olduğu kullarını himaye eden, koruyan, kurtaran ve yardım edendir.

El-Mâni': Koruma yollarını ve çarelerini yaratmak suretiyle kullarını beden, namus, fikir, inanç şeref, aile bakımından eksikliklerden, tehlikelerden ve helâk olmaktan koruyandır.

Ebû Süleyman el-Hattâbi (ra)'e göre el-Mâni': "Allah, dostlarını onların düşmanlarından koruyup kendilerine gelebilecek kötülüklere engel olandır. Allah'ın lütufta bulunmayışı cimrilik değil, yerli yerince muamele etmektir. Lütufkârlığı da cömertlik ve merhametinin eseridir." (Şe'nü'd-Dua', Hattâbî, s.93-94) "Bu, doktorun hastasını kendisine dokunacak yemeklerden menetmesi gibidir. Rabbimiz dilediği zaman dostlarını, kişinin kendi nefsi de dâhil olmak üzere tüm düşmanlarından koruyup gelebilecek kötülüklere engel olur.

Bilindiği gibi her türlü hayra ulaşmanın iki önemli sebebi vardır:

a) Birisi "menfaati celp",

b) Diğeri ise "mazarratı def" etmektir. Zararlardan korunmak her zaman fayda elde etmekten önce gelir." (En Güzel İsimler 99 Esma Sonsuz Mana, Fatma BAYRAM, s.309)

Kuşeyrî (ra)'e göre Mâni' isminin nihaî manası: "Cenab-ı Hakk'ın dostlarından belâyı defetmesi veya dilediği kimselere nimet vermemesidir. Allah'ın, dostlarından belâyı defetmesi güzel bir lütuf, dünya malı vermemesi ise ileri derecede bir iyilik sayılır. Allah dünyayı sevdiğine de sevmediğine de verir, fakat dostu olmayan bir kulun kalbini aykırı davranışlardan korumaz." (Et-Tahbîr fi't-Tezkîr, Kuşeyrî, s.89)

Gazâlî (ra) de: "Mâni' ile Hafız isimleri arasında münasebet kurarak;

a) Birincisinin maddî ve manevi alandaki yok edici veya bozucu sebepleri ortadan kaldırmayı amaçladığını,

b) İkincisinin ise yok olmaktan koruduğunu, böylece hıfz kavramının men'in hedef ve gayesini oluşturduğunu söylemiştir." (El-Ma??adü'l-Esnâ, Gazâlî, s.156)

"Şüphesiz Men' korumayı murad etmeyi ifade eder. Bazen el-Hafz (koruma), el-Men' (mâni olmadır.

Her koruyan aynı zamanda mâni olandır. Bununla beraber her mâni, hafız (koruyan) değildir. Tabii tehlikeye düşüren sebeplerin hepsine mutlak mâni olmak bundan istisnadır

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

508. Sayı Nisan 2025