Oynamasını Bilmeyen Gelin , Ramazan Kayacık
Sayı : 508   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Hedef Noktası

Ramazan Kayacık

Oynamasını Bilmeyen Gelin

  • 31 Mart 2025
  • 14 Görüntülenme
  • 508. Sayı / 2025 Nisan



Geleneksel ve modern unsurları hayatına yansıtabilen insanın müslümanca bir hayat yaşamasına İslam engel değildir. İslam'ın değerleri, İslam'ın ilkeleri güneş gibidir, toprak gibidir, su gibidir, fıtridir ve doğaldır.

İslam, tüm çağların hayat anlayışlarının üstünde olmasına rağmen, yeryüzünde 50 civarındaki halkı Müslüman devletin iki yakasının bir araya gelmemesinin nedeni İslam'ın ilkelerinin yetersizliğinden değil, Müslümanların ilkesiz bir hayat yaşamayı seçmelerindendir.

Geleneksellik ve modernlik kavramları farklı iki anlam dünyasını içermektedir. Bunlardan birisinin referansı eskiye, geçmişe ve tarihe olurken, diğerinin referansı yeniye, çağdaş olana, bugünedir. Geleneksellik ve modernlik tartışması ekonomiden siyasete, kültürden sanata, aileden dine, hayatın hemen her alanında görülmektedir.

Dini hayat da zaman zaman geleneksellik ve modernlik çerçevesinde tartışılmaktadır. Dini alanla ilgili yapılan tartışmalar; İslami yaşantının nasıl ve hangi boyutlarda hayatımızda yer alması, fundamantalizim-Ilımlı İslam, laik-anti laik, geleneksellik ve modernlik... Dini hayat söz konusu olduğunda gündeme gelen başlıca tartışma konularıdır.

Bilinen ve yaşanan bir olgu olarak din, tarihinin her döneminde farklı biçim ve şekillerde varlığını devam ettiren sosyal bir fenomendir. Burada tartışılması gereken dinin, özelde de İslam'ın insan ve toplum hayatındaki yerinin neresi olduğudur. Eğer din bir ihtiyaçsa, nasıl ve hangi boyutlarda hayatımızda yer almalıdır, bunu sağlam zemine oturtmak gerekir. Geçmişte yaşamış tüm insanlığın ihtiyaçlarını karşılayan İslam, günümüz ve gelecek insanının, yani modern insanın da ihtiyaçlarını karşılayabilecek donanıma sahiptir.

Geleneksel ve modern unsurları hayatına yansıtabilen insanın müslümanca bir hayat yaşamasına İslam engel değildir. İslam'ın değerleri, İslam'ın ilkeleri güneş gibidir, toprak gibidir, su gibidir, fıtridir ve doğaldır. Diyelim ki güneş, yaratıldığı günden bu yana, tüm canlıları, tüm insanları, tüm bitkileri taşı toprağı ve tüm varlığı ısıtıyor ve ışıtıyor. Güneş yaratıldığından bu yana belki milyonlarca yıl oldu, ama ısısında ve ışığında demodelik, çağ dışılık yaşanmadı ve kıyamete kadar da yaşanmayacaktır. Şimdiye kadar güneş hangi çağda, hangi zaman diliminde lüzumsuz, toplumun ve varlıkların ihtiyacını karşılayamaz hale düştü ki? Güneş, kıyamet kopmadıkça da tüm çağları ısıtmaya, aydınlatmaya devam edecektir. Ve güneşten uzak bir hayat, mantıklı bir hayat tercihi olmayacaktır.

İşte yüce İslam dininin ilkeleri de böyle fıtri değerlerdir. İslam her çağda ve tüm çağlarda kendisine tabi olanları mutlu edecek, ihtiyaçlarını karşılayacak, gönüllerini doygunluğa ulaştıracak ve yüreklerini aydınlatmaya devam edecektir. Yani İslam'ın insanlığa sunacağı ilke ve referanslar bazında bir eksiği söz konusu değildir.

Seküler modernitenin renkli dünyası sadece bizde değil, her toplumda gelenekleri aşındırıyor, yok ediyor. Geleneklerle örülmüş olan dini pratik ve değerler seküler moderniteden fazlasıyla nasibini alıyor, dinin yaptıklarını yıkmaya çalışıyor.

"Amel-i Salih" kavramı geleneksel dindarlık anlayışımızda sadece şekli ibadetlere indirgenmiş ve sınırları daraltılmış durumdadır

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

508. Sayı Nisan 2025