Herhangi bir afette, depremde, selde, kazada Allah'ı hatırlayıp, Allah'tan medet umup, daha sonra hayatına (siyasi-içtimai-hukuki-iktisadi vs.) Allah'ı, yani O'nun ölçülerini, kurallarını, hükümlerini hesaba katmayan, bunun ötesinde onları çağların ötesine havale eden bir insanın ??Elhamdülillah ben de Müslümanım" sözünü Kur'an'ın hangi ölçüsünde, hangi terazisinde tartarak o inancı, o kimliği kabul edebilirsiniz.
Bir insanın Allah'ı Rab kabul etmesi için şu hususlara inanması, iman etmesi icap eder, Rab olan Allah, yaratır ve emreder, Rab olan Allah, herkesin rızkını verir, Rab olan Allah, mülkü elinde tutar ve her şeyi terbiye eder, Rab olan Allah, hükmeder, yönetir ve idare eder... İşte bu özellikleriyle Allah, insanın yani iman eden kulunun yemesine, içmesine, oturup kalkmasına, giyimine kuşamına, eğitimine, öğretimine, yatmasına, kalkmasına, yazmasına, çizmesine, siyasetine, iktisadına, ekonomisine, seyahatine karışır, ölçüler koyar.
Yuvarlak bir cümle olarak her insan Allah'a inandığını söyler. Cumhuriyet döneminde üç-beş kâfiri istisna tutacak olursak, bunların dışında kalan herkes Allah' a inandığını söylemiş ve O'nu açık olarak inkâr ettiğini söylememiştir.
Hatta inancından ötürü işkenceye tabi tutulan nice Müslümanlara işkence edenler de "Biz de Müslümanız" demekten kendisini alamamışlardır. Bir zamanlar müslümanlığımız; 54 farzlarla kayıt altına alınırken, sonraları 32 farza düşürülmüş, cumhuriyetin ilanından sonra İslam'ın beş şartı devamlı gündemde tutulmuş, 12 Eylül 1980 harekâtından sonra ise Müslüman olmanın şartı "Elhamdülillah ben de Müslümanım" sözü ile noktalanmıştır.
Meseleyi kavrama açısından kısa bir müddet Peygamberimizin yaşamış olduğu asra dönelim ve İslam'a kılıç çeken, Müslümanlara işkence eden birkaç müşrikin, münafığın inanç yapısına göz atalım. Elinizdeki seyyar mikrofonu o dönemde yaşayan Ebu Cehlin ve Ebu Leheb'in ağzına uzatsaydınız ve şu sualleri sorsaydınız, acaba cevapları ne olurdu? Merak etmeyelim, onların verdiği cevapları Kur' an-ı Kerim bizlere haber vermektedir:
??Onlara, kendilerini kimin yarattığını sorsan elbette Allah, derler." (Zuhruf, 43/87)
??Onlara: Gökten su indirip onunla ölümünün ardından yeryüzünü canlandıran kimdir? diye sorsan, mutlaka Allah, derler." (Ankebut, 29/63)
??Yine onlara: Gökleri ve yeri yaratan, güneşi ve ayı buyruğu altında tutan kimdir? diye sorsan, mutlaka Allah, derler." (Ankebut, 29/61)
Özet olarak Allah' a ortak koşanların cevaplarını aldık. Peki, Kur' an'ımız böyle inanan insanlara ne diyor? Onun cevabı da var:
"Onların çoğu, ancak, ortak koşarak Allah' a iman ederler
Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız



















