Tüm Çağların Ruhsal Bunalımı: Kibir, Egoizm. , Mehmet Toker
Sayı : 524   **
Ribat Dergisi Aralık 2016

Umran

Mehmet Toker

Tüm Çağların Ruhsal Bunalımı: Kibir, Egoizm.

  • 31 AÄŸustos 2026
  • 0 Görüntülenme
  • 525. Sayı / 2026 Eylül



Kendini diğer varlıklardan, diğer insanlardan üstün görme, dolayısıyla her şeyin sadece kendisi için var olduğunu zannetme, kendini her şeyin amacı olarak görme ve kabul etme eğilimi ise modern psikolojide egosantrizm olarak tarif ediyor. Bu duygular, hem insanın kendi psikolojisini alt üst eden, bozan, aynı zamanda da toplum içerisinde yaşayan insanın, toplumun huzurunu, toplumun bir arada yaşama anlayışını bozan bir hastalıklı durumdur. Ahlaki bir virüstür.

Başarı zehirlenmesinden dolayı kibre kapılanlar, reel dünyadan kopup zihninde bir megalo idea haline getirdiği hayaller ve fanteziler dünyasında yaşar. Başarıyı sadece kendine mal edip, başarıya giden yolda kendisine destek olanları veya beraber yol yürüdüğü kimseleri inkârı veya reddetmeyi seçer.  Eleştirilemez, engellenemez olduğunu zanneder.

İçerisinde bulunmuş olduğumuz modern çağ, insanın nefsini, benliğini, egosunu tanrılaştıran, bir çağ. Çünkü modern çağı şekillendiren batı medeniyeti, başkalarının ölümü üzerine inşa edilmiş, kendisini dünyanın en önemli varlığı gören psikolojik bir yanılgı ve felsefeye sahip. Bu yanılgının, bu psikolojik illetin, ruhumuzu ele geçirmesine biraz da biz fırsat verdik. Enaniyetlerimizin okşanması, egomuzun şişirilmesi nefislerimizi okşadı. Çünkü bundan haz duyduk ve bu nefislerimizi bir anlamda daha da şımarttı. Bu şımarıklığın din dilindeki ismi ise; Kibir. Kendini büyük görme hastalığı. İnsan ruhunda var olan illet.

Kibir, tevazuun zıddı. "Kişinin kendini üstün görmesi ve bu duyguyla başkalarını küçük, hor ve hakir görmesi, aşağılayıcı davranışlarda bulunması" Kibir, kavram olarak kelimenin daha çok birincil anlamında kullanılır. Büyüklenme ve böbürlenme şeklindeki davranışların ise bu huyların dışa yansımasından ibaret olduğu belirtilir. 

Enaniyet: kişinin kendisini ve çıkarlarını başkalarınınkinden üstün tutması, bencillik etmesi, anlamında ahlak ve psikoloji terimi olarak tarif ediliyor. İnsanın, dünyanın merkezine kendisini koyması, irtibatta bulunduğu her şeyi ve herkesi kendi yararına kullanma isteği egoizm olarak tarif ediliyor. Kendini diğer varlıklardan, diğer insanlardan üstün görme, dolayısıyla her şeyin sadece kendisi için var olduğunu zannetme, kendini her şeyin amacı olarak görme ve kabul etme eğilimi ise modern psikolojide egosantrizm olarak tarif ediyor. Bu duygular, hem insanın kendi psikolojisini alt üst eden, bozan, aynı zamanda da toplum içerisinde yaşayan insanın, toplumun huzurunu, toplumun bir arada yaşama anlayışını bozan bir hastalıklı durumdur. Ahlaki bir virüstür. Kibir duygusundan insanı kurtaracak duygu tam zıddı olan tevazuu duygusudur. Alçak gönüllülüktür. Bu yanlış anlayışları düzeltebilecek, tamir edebilecek, insan psikolojisindeki bu illeti/virüsü tedavi edebilecek diğer bir duygu ise başkaları için özveride bulunmak anlamındaki îsâr kavramıdır. Îsâr'ı, bir kimsenin kendisi ihtiyaç içinde bulunsa bile, sahip olduğu imkanları, başkalarının ihtiyacını karşılamak üzere kullanması, başkasının yararı için fedakârlıkta bulunması olarak tarif ediyorlar. Veya kişinin başkasının yarar ve çıkarını, kendi çıkarına tercih etmesi ya da bir zarardan öncelikle, diğer insanları koruma duygusu olarak da ifade ediliyor.

Kur'an-ı Kerim'de sık sık insanın topraktan, balçıktan, çamurdan, bir damla sudan, atılmış pis bir sudan, kan pıhtısından yaratılmasına vurgu yapması aciz ve zayıf varlık olarak nitelendirilmesi kibirden uzak durması, enaniyete kapılmaması içindir. Doğumdan sonra üzerine yapışan arızi sıfatlardan dolayı kibir bataklığına düşmemesi içindir.

Kur'an-ı Kerim'in, insanın sadece kendisini düşünmesini, diğer insanları düşünüp gözetmemesini bir müşriklik tavrı olarak değerlendirildiğini söyleyebiliriz

Yazının Devamı İçin Abone Olmalısınız

525. Sayı Eylül 2026